2
1

2
1


2
ÇOCUK PSİKOLOJİSİ SORUNLARI
1

2
1

2
1

2
1

2
1

2
1

2
1

2
1

2
1

2
1

2
1

2
1

2
1

2
1

2
1

2
1

2
1

2
1

2
1

2
1


2
1

2
GENÇLİK PSİKOLOJİSİ SORUNLARI
1

2
1

2
1

2
1

2
1

2
1

2
1

2
1

2
1


2
1

2

BEYOĞLU BELEDİYESİ İLE BİRLİKTE GERÇEKLEŞTİRDİĞİMİZ MUTLU AİLELER MUTLU ÇOCUKLAR SEMİNERLERİMİZİ TAMAMLADIK.
1

2
1

 

.: AİLENİZİN PSİKOLOJİK REHBER KİTABI :.

DYSLEXİA

Dyslexia'yı okul sorunlarıyla birlikte ele alınmalıdır. Bu problem kendisini okul öncesinde belli etse de, çocuk okula başladığında bir sorun olarak karşımıza çıkar. Bu çocuklarda okumayı öğrenmede bir güçlük vardır. Bu güçlük ilk yılda öğretmen tarafından fark edilir. Öğretmen böyle bir çocuğun önce zekâsından kuşku duyar. Ama bu kuşkusu, çocuğun anlamasında bir sorun olmadığı için kafasında ne olup bittiği konusunda bir soru işareti oluşur. Öğretmen sınıftaki diğer çocuklarla kıyasladığında böyle anlama sorunu olmayan, hatta zaman zaman bu çocuk zeki bir çocuk sonucuna da vardığı çocuk için "acaba psikolojik bir sıkıntı içinde mi?" diye endişeye düşebilir. Genellikle bu çocuklar okula başladıklarında fark edilirler. Öğretmen bu çocukları fark ettiğinde, aileyi çağırıp onlardan bir psikologa götürmelerini ister. Bu, en sağlıklı ve de olması gereken yoldur. Bundan sonra, yapılması gerekenler sistemli bir biçimde başlar. Çocuğu öğretmen zaman zaman ayırt etmekte zorlanabilir. Örneğin, geri zekâlı sanabilir. Veya bu çocuklarda hiperaktivite (aşırı hareketlilik), dyslexia'nın yanı sıra tabloya eşlik edebilir. Böyle bir durumda öğretmen bu çocuğu şımarık, saygısız, iyi yetişmemiş veya terbiyesiz olarak değerlendirebilir. Bu durumda sınıfta çocuğa tavrı da farklı olacaktır. Uzmanların öğretmenlere tavsiyesi: Dyslexia'lı çocuklar geri zekâlı değillerdir. Dyslexia'lı çocuklarda dikkat bozukluğu da bulunur. Bu çocuklardaki dikkat bozukluğu sistemli, kararlı bir dikkat eğitimi ile kontrol altına alınabilir. Bu konuda aile veya çocuğa yardım edecek uzman kişiler çocuğu belli bir seviyeye gelene kadar düzenli bir şekilde takip etmelidirler. Bir şeker hastasında diyet ne şekilde uygulanıyorsa, burada da bu çalışma düzenli ve uzun vadeli olarak düşünülmelidir. Zaman zaman anne veya baba "yaptık, olmadı" diyebilmektedirler. Çabuk sonuç almak özellikle dyslexia'da beklenmemelidir. Bu çocuklarda hiperaktivite (aşırı hareketlilik) durumu da birlikte görülebilir. Bu durumda, yukarıda anlatıldığı gibi özellikle öğretmen çocuğun bu durumunu değerlendirirken zorluk çekebilecektir. Bu aşırı hareket, çocuğun isteyerek, bilerek veya öğretmenini kızdırmak için özellikle yaptığı bir durum değildir. Özellikle öğretmenlerin dikkat etmesi gereken; bu tür çocuklar eğer sınıfta sırada oturmakta güçlük çekiyor, dersi takip etmekte zorlanıyorlarsa veya ders sırasında sıradan kalkıp sınıfta dolanıyorlarsa, bu hareketleri kendi güçlüklerinden ileri gelmektedir. Özellikle öğretmene karşı yapılmış bir davranış veya saygısızlık örneği değildir. Dyslexia'da yazma güçlüğü olabileceği için, örneğin öğretmen bu tür bir çocuk için yazılı imtihan yerine, bu durumda dolayı sözlü sınavları deneyebilmelidir. En doğru yol, böyle farklı hareketleri olan bir çocuk sınıf içinde sınıfın uyumunu bozacağından dolayı ilk yapılacak şey, aile ile konuşup bu çocuğu bir psikologa gönderip öncelikle bir durum saptaması yapmaktır. Durum saptamasında çocuğun dyslexia şikâyeti kesinleştiğinde bu defa psikologla işbirliğine girmek, ondan dyslexia konusunda bilgi almak gerekecektir. Dyslexia'nın derecesinin yanında hiperaktivite ve dikkat bozukluklarının bu durumdaki etkileri öğrenilmelidir. Böyle bir çocuk özellikle okumayı öğrenmede ve yazı yazmada zorlanacaktır. Bu konuda kendisine sistemli bir ek eğitim verilmelidir. Bu eğitim anne veya aileden bir birey tarafından olabileceği gibi, bir psikolog veya bir öğretmen tarafından da verilebilir. Çocuk okumadaki ve yazmadaki güçlüklerinden dolayı diğer arkadaşlarına oranla gecikmeli olduğundan, onların alaylarına maruz kalabilir. Bu durumda hem çocuğa kendi durumu hakkında bilgi vermek gerekmektedir, hem de anne-babaya çocuğun durumu açık ve ayrıntılı şekilde anlatılmalıdır. Ayrıca bu durumdan öğretmen mustarip olduğu için, en fazla öğretmen çocuğun psikologu tarafından aydınlatılmalıdır. Özellikle öğretmenle psikologun işbirliği önemlidir. Bu çocukların arkadaşları onların durumlarını açıkça bilmelidir. Bu bilgiyi öğretmen verirse çocuklar bu durumlarından utanmaz, üzülmez ve çok etkilenmezler. Bu olumsuz etkiden dolayı zaman zaman okula gitmek istemedikleri ve hatta okulu bıraktıkları gözlenmektedir. Bu konuda çocuğa yardım ve destek olunması gerekmektedir. Bu da, öğretmen-psikolog işbirliği ile olmaktadır.

Böyle bir durumdaki öğretmenlerin psikologdan yardım işbirliği almaları gereklidir. Bu istek, sizin bilginiz eksik veya siz öğretemediniz anlamına gelmez. Bu, çocukların kendinden gelen bir güçlüktür. Bu, özel bir eğitim gerektirir. Bu özel eğitimi bir psikolog vererek, sizin işinizi kolaylaştıracaktır.

geri











 
Eylül 2018
  Pzt     Sal     Çrş     Prş     Cum     Cts     Pzr  
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30


YETİŞKİN PSİKOLOJİSİ SORUNLARI





































İŞ YAŞAMI PSİKOLOJİSİ SORUNLARI








CİNSELLİK




















 
 

Sitedeki tüm yazılar Uzman Psikolog Alanur Özalp'e aittir. Tüm hakları saklıdır. İzin almadan kullanılamaz.