2
1

2
1


2
ÇOCUK PSİKOLOJİSİ SORUNLARI
1

2
1

2
1

2
1

2
1

2
1

2
1

2
1

2
1

2
1

2
1

2
1

2
1

2
1

2
1

2
1

2
1

2
1

2
1

2
1


2
1

2
GENÇLİK PSİKOLOJİSİ SORUNLARI
1

2
1

2
1

2
1

2
1

2
1

2
1

2
1

2
1


2
1

2

BEYOĞLU BELEDİYESİ İLE BİRLİKTE GERÇEKLEŞTİRDİĞİMİZ MUTLU AİLELER MUTLU ÇOCUKLAR SEMİNERLERİMİZİ TAMAMLADIK.
1

2
1

 

.: AİLENİZİN PSİKOLOJİK REHBER KİTABI :.

ERKEKLER NEDEN ALDATIRLAR

"Eşi onu ihmal etti, bundan dolayı aldattı." gibi konular günümüzde karşımıza daha az çıkmaktadır. Erkeklerin mutlaka aldatacağı gibi bir görüş yanlıştır. Ama toplumsal inanç olarak günümüzde hem erkekler, hem de kadınlar erkeklerin daha fazla aldattığında hemfikirdirler. Bu fikir aynı zamanda gerçekle ters düşmemektedir. Bu durumun toplumsal bir dayanağı vardır. Özellikle doğu toplumlarının değer yargıları, kadını çok katı ve öldürücü bir şeklide yargılarken, erkeğe aldatma eyleminde hak verir, hak tanır, tolerans gösterir, acır ve onaylar. Bazen de aldatmayan erkeği eleştirir, küçümser, kılıbık damgasını vurur. Erkekler kendi aralarında konuşurken, aldatmamış olsalar bile, sosyal statülerini yükseltebilmek için hayali aldatma hikayelerini birbirlerine anlatırlar. Erkekler aralarında konuşurken, bazı durumlarda daha çok aldatan bir hemcinslerini alkışlayabilirler. Bazen de aldatmayan bir hemcinslerini aşağılar, beceriksizlikle, pısırıklıkla suçlar, alaya alırlar. Erkek, böyle bir duruma düşmektense "ya aldatayım ya da hayali aldatma hikayelerini peş peşe sıralayayım" diye düşünür. Aldatmayı onaylama sadece erkeklerin birbirlerini onaylama veya yapmayanı dışlama, küçümseme biçiminde olmaz.

Bazı durumlarda ise kadınlar erkeğin aldatmasını onaylayabilmekte, "erkek yapar, yapabilir, ona bir şey olmaz" diye düşünebilmektedirler. Erkeği onaylayan kadınlar, hemcinslerinin aldatmasını ise kesinlikle onaylamamaktadırlar. Böyle durumlarda, aldatan kadına en kötü cezaların verilmesini istemektedirler. Onlar hafifletici sebepleri görmek istemezler.

Aldatma olgusu bazende kişilerin ellerinde olan bir durum değildir. Hatta farkına bile varmazlar. Birlikte çalıştıkları uyumlu, başarılı kişiler hep yanlarında olsun isterler. O kişinin yanlarından ayrılacağını düşününce kaygıya kapılır, ona bazı tavizler verirler. Bu durum karşı cinsi daha da mutlu eder ve ona daha güzel davranmaya başlar. Bu durum erkeğin çok hoşuna gider. İşte olay böylece yavaş yavaş başlamış olur. Önce işken, sonra alışkanlık olur. Daha sonra arama, isteme, yokluğunda rahatsız olma başlar. Erkekler eşlerini genellikle başarılı kadınlarla aldatırlar. Onları beğendikleri, takdir ettikleri, ellerinden kaçırmak ya da kaybetmek istemedikleri için bu arkadaşlığın veya iş ortaklığının aşka dönüşmesini isterler.

Erkekler bazende korumak, kollamak istedikleri kişilerle aldatırlar. Bu bazen onların içine en kolay girdikleri ama çıkılması en zor durumlardan biridir. Başlarda yardım etme duyguları ağır basarken, daha sonra bir çekim dönüşmüştür. Bu durum onların da hiç hoşuna gitmez, eşine ve kendi vicdanına birçok bahane bulmak zorunda kalırlar. Kocası kendisini bir başkasıyla aldatan kadın, kocasına değil kocasının yanındaki kadına suçlamakta ve kızmaktadır. Böyle durumlarda aldatmaya katılan diğer kadını suçlayan eş, ona şöyle sitem eder: "bula bula benim kocamı mı buldun, evli olduğunu biliyordun, bana acımadın çocuklarıma da mı acımadın?". Konuşurken de sözü hep "kadın eşimi kandırdı, gözünü boyadı, onu zorladı" der.

Erkek, karısı aldatıyorsa bu durumda karısını ve diğer kişiyi öldürme hakkını kendinde görür. Erkek aldatıyorsa, kadın onu yakaladığında silah öncelikle aldatan kocaya değil de, bu işe alet olan kadına yöneltilir. Bu olaylar da, kadının erkeğin aldatmasını onaylayabilmesine rağmen hemcinsine hiç hak tanımadığını göstermektedir.

 

geri











 
Kasım 2018
  Pzt     Sal     Çrş     Prş     Cum     Cts     Pzr  
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30


YETİŞKİN PSİKOLOJİSİ SORUNLARI





































İŞ YAŞAMI PSİKOLOJİSİ SORUNLARI








CİNSELLİK




















 
 

Sitedeki tüm yazılar Uzman Psikolog Alanur Özalp'e aittir. Tüm hakları saklıdır. İzin almadan kullanılamaz.