2
1

2
1


2
ÇOCUK PSİKOLOJİSİ SORUNLARI
1

2
1

2
1

2
1

2
1

2
1

2
1

2
1

2
1

2
1

2
1

2
1

2
1

2
1

2
1

2
1

2
1

2
1

2
1

2
1


2
1

2
GENÇLİK PSİKOLOJİSİ SORUNLARI
1

2
1

2
1

2
1

2
1

2
1

2
1

2
1

2
1


2
1

2

BEYOĞLU BELEDİYESİ İLE BİRLİKTE GERÇEKLEŞTİRDİĞİMİZ MUTLU AİLELER MUTLU ÇOCUKLAR SEMİNERLERİMİZİ TAMAMLADIK.
1

2
1

 

.: GÜNCEL HABERLER :.

GİZLİ TEHLİKE UYKUSUZLUK

Çağımızın en önemli rahatsızlıklarından biri olarak kabul edilen "uyku bozukluğu", önlem alınmadığı takdirde ölümle sonuçlanabiliyor. Bu hastalıktan muzdarip milyonlarca kişinin başvurduğu "uyku merkezleri"nin sayısı ise gün geçtikçe artıyor.

Birkaç yıl öncesine kadar ciddiye alınmayan "uyku bozukluğu", günümüzde ölümle dahi sonuçlanan bir rahatsızlık olarak kabul ediliyor. Araştırmalara göre trafik kazalarına aşırı alkol kullanan kişilerden çok uyku sorunu yaşayanlar neden oluyor. Hastalıkların tanı ve tedavisiyle ilgilenen İstanbul ve Ankara'daki "uyku merkezleri" ise bu sorunla boğuşan kişilerle dolup taşıyor.

Günlük uyku ihtiyacımızı genetik şifremiz belirler ve hayatımızın yaklaşık yüzde 33'ünü uyuyarak geçiririz. Ancak bazı insanlar çeşitli sebeplerden dolayı uyku sorunu çekiyor ve bunun sonucunda hiç de hafife alınmayacak fiziksel ve psikolojik sorunlar yaşayabiliyorlar. Uyku bozuklukları ile ilgili hastalıkların tanı ve tedavisiyle ilgilenen kuruluşlar ise gelen talepler sonucunda son yıllarda büyük bir artış gösterdi. Acıbadem Hastanesi Uyku Merkezi sorumlularından KBB Uzmanı Doç. Dr. Hasan Tanyeri ise toplumda bu konuda yavaş yavaş bir bilinç geliştiğini anlatıyor. Bundan birkaç yıl önce kendisine gelen 100 hastadan sadece 4'ünün uyku sorunu yaşayan şahıslardan oluştuğunu bugün ise bu rakamın 60'a kadar çıktığını söyüyor. Ancak Tanyeri bunu hastalığın artışına değil, insanların bunu bir hastalık olarak kabul edip doktora başvurmalarına bağlıyor.

Uyku bozukluklarıyla ilgili hastalıkların tedavisiyle ilgilenen kuruluşlar, sağlıklı ve doğal uyku konusunda eğitici ve aydınlatıcı araştırmalar yapıyor. Uyku tıbbı 1970'lerin sonunda gelişmeye başladığı için sadece Türkiye değil, tüm dünyada bu konudaki çalışmalar henüz çok yeni. Amerikan Hastanesi Uyku Bozuklukları Kliniği de bu alandaki çalışmaları tüm dünya ile birlikte aynı anda takip ediyor. Klinik Şefi Dr. Sabri Derman, bu işin ihtisasını alan, Amerika'da 25 yıl bu konuda çalışmalar yapan bir doktor...

Derman, uyku hastalıklarının toplumda henüz ciddiye alınmadığından şikayetçi. Bu konunun en az diğer hastalıklar kadar insanı etkilediğini ve üzerine gidilmesi gerektiğini söylüyor: "Amerika'da son zamanlarda yapılan bir araştırmaya göre çevre yollarında meydana gelen ölümlü kazaların yüzde 50'si dikkatsizlik, konsantrasyon eksikliği ve direksiyonda uyumaktan kaynaklanıyor. Alkolün bu tip kazalardaki payı ise sadece yüzde 3. Yani asıl trafik canavarı, uyku sorunu olan insanlar. Herkes alkolle ve sarhoşlarla mücadele edilmesi gerektiğini söylüyor, oysa asıl mücadele uyku sorunu olanlarla yapılmalı." Yine yapılan istatistiklerde, uyku bozukluğu tanısı koyulmuş ve tedavi görmemiş hastaların, normalden 15 kat daha fazla trafik ve iş kazalarına sebep olduğu görülüyor. Derman'ın hastalarından 50 yaşındaki ünlü finansçı A.A. da direksiyon başında uyuduğu için birkaç kez ciddi trafik kazasıyla karşı karşıya gelmiş. Bir kez direksiyon başında uyurken şarampole yuvarlanmış. Amerikan Hastanesi'ne geldiğinde kendisine uyku apnesi (uykuda nefes durması) teşhisi konmuş ve belli bir tedavi süresinden sonra normal hayatına geri dönebilmiş. Bu tarz hastalar sadece kazalarla gündeme gelmiyor. Uyku hastası olduğu için bütün hayatı alt üst olan insanlar da bulunuyor. Yine Dr. Derman'ın hastalarından 22 yaşındaki üniversite öğrencisi G.A. bundan birkaç yıl önce üniversite eğitimi için yurtdışına gitmiş. Ancak genç kadın gece uyuyamadığı ve sabahları da bu yüzden uyanamadığı için bir yıl sonra okulu bırakmak zorunda kalmış. Türkiye'ye dönüp tekrar bir üniversiteye başlamış ancak aynı problemle karşı karşıya kaldığı için derslerini takip edememiş. Amerikan Hastanesi'ndeki Uyku Merkezi'nde bir süre tedavi edildikten sonra normal hayatına dönmüş. Şu anda başarılı bir üniversite öğrencisi...

Uyku hastalıkları genel olarak üçe ayrılıyor: Gece uyumakta zorluk çekenler (insomnia), çok uyuyanlar (hipersomnia), uykuda çeşitli fizyolojik, davranışsal bozukluk yaşayanlar (parasomnia). Bunun dışında 80 ayrı uyku hastalığı bulunuyor. Dr. Sabri Derman, bu konudaki bilincin yavaş yavaş gelişmeye başladığını ve kısa bir süre sonra her hastanenin bünyesinde bir uyku merkezi açmak zorunda kalacağını da söylüyor.

Ciddiye Alınmıyor

Uyku bozukluklarında en sık rastlanan problem horlama ve onun bir ileri adımı olan uyku apnesi. Yerleşik inanışlar, horlamanın bir güç ve erkeklik belirtisi olduğunu gösteriyor. Ancak horlamak aslında yarı boğulmak anlamı taşıyor. Çünkü horlama esnasında nefes yolları kısa bir süreliğine de olsa tıkanıyor. Horlamanın bir ileri aşaması ise uyku apnesi yani nefesin kısa bir süreliğine de olsa durması! Bu iki problem insanlar tarafından çok ciddiye alınmıyor. Ancak problemler kalp hastalıklarına yol açıyor, tansiyonu yükseltiyor, kalbe ve beyne giden oksijeni azaltıyor. Hatta uykuda ölümlerin ardında bazen uyku bozukluklarının yattığı da tespit edilmiş. Derman, "İnsanın uykusunun kaçması sosyal açıdan büyük bir problemdir ancak tıbbi açıdan doğurduğu sorunlar da çok ciddiye alınmalı" diyor. Horlayan insanlar derin uykuya dalamıyor ve bu yüzden uykularını alamıyorlar. Gündüzleri uyukluyor, dikkatlerini toparlayamıyor ve sinirli oluyorlar. Yapılan araştırmalar trafik kazalarının en büyük sebebinin bu tarz sorunları olan insanlardan kaynaklandığını ortaya koyuyor. Amerika'da bir yılda meydana gelen trafik kazalarında yaklaşık 1500 insan ölüyor. Bunun ekonomiye zararı ise 150 milyar dolar olarak hesaplanmış. Ancak Türkiye'de henüz böyle bir bilinç yok ve alkol hala trafik kazalarının en büyük nedeni olarak kabul ediliyor. Uyku bozukluğunun yalnız başına bir hastalık olmadığını başağrısı gibi bir semptom olduğunu söyleyen Derman, uyku merkezlerinin görevinin bunun nedenini araştırmak olduğunu söylüyor. Bu sorunun altında depresyon ya da psikolojik bir sorun yatabiliyor. Kronik uykusuzluk çekenlerde başka sorunlar da ortaya çıkabiliyor. Yüksek kan basıncı, performans yetersizliği, mide bağırsak şikayetleri, cinsel fonksiyon bozuklukları ve astım da bu sorunlar arasında.

5 Milyon Kişi Rahatsız

Dr. Derman, yapılan araştırmalarda, 20 yaşın üstündeki erişkinlerin yüzde 19'unun uykusuzluktan yakındığını anlatıyor: "Kadınlar erkeklere oranla daha çok uykusuzluk çekiyor. Orta yaşın geçilmesi ve menopozla birlikte bu oran yüzde 40'a kadar çıkıyor. Aynı yaş grubu erkeklerde oran sadece yüzde 20. Uykusuzluk çekenlerin yüzde 35'i uzun süreli ve ciddi boyutlarda olmak üzere uykusuzlukla iç içe. Uykusuzluğun ciddiye alınmadığı Türkiye'de oranlar Batı ülkelerine yakın. Türkiye'de 5 milyon kişi ciddi boyutlarda uykusuzluk çekiyor. Çanakkale çevresinde yapılan 5 bin kişilik bir anket, taramaya katılanların yüzde 28'inin uykusuzluk şikayeti olduğunu, yüzde 10'unun da haftada en az 3 gece uykusuzluk çektiğini gösteriyor. Türkiye'de sürekli uykusuzluk çekenlerin yüzde 10'u maalesef uyku ilaçları ve antidepresanlardan medet umuyor."

Amerikan Hastanesi Uyku Merkezi Kliniği'ne gelen hastaların yüzde 80'i horlama, sık uyanma, gün içinde yorgunluk ve uyku hali şikayetiyle başvuruyor. Yüzde 30'u "Gece uyuyamıyorum, sabah erken kalkıyorum" diyor. Çok az bir kısmı ise idrarını kaçırma veya uyur-gezerlik halinden şikayet ediyor. Erkek hastaların oranı yüzde 75. Ancak bu sonuç erkeklerin bu sorunu daha çok ciddiye aldığını göstermekten öteye geçmiyor. Çünkü yapılan genel araştırmalarda kadınların daha çok uykusuzluk çektiği tespit edilmiş. Kliniğe başvuranlar ise bu işin ciddiyetini kavramış eğitimli insanlar...

Ünlüler Dertli

Oscarlı oyuncu Al Pacino, Winona Ryder ve Mariah Carey gibi ünlülerin de muzdarip olduğu bu rahatsızlıkla ilgili çalışmalar, dünyada da çok yeni... Deniz Akkaya ise günde 2-4 saat uykuyla idare ettiğini gizlemiyor. Amerikan Hastanesi Uyku Bozuklukları Klinik Şefi Dr. Sabri Derman "Türkiye'de 5 milyon kişi uyuyamıyor. Bu çok ciddi bir rakam" diyor.

Kendinizi test edin

. Horluyor, nefesiniz daralıyor, hava alma ihtiyacı hissediyor musunuz?

. Bazen uykunuz sırasında nefes alışınız duruyor mu?

. İyi bir gece uykusundan sonra bile yorgun ve uykulu oluyor musunuz?

. Ağzınız kurumuş halde uyanıyor musunuz?

. Hafıza, konsantrasyon ve dikkat ile ilgili problemleriniz var mı?

. İstemsizce ve uygun olmadığı halde uykuya dalıyor musunuz?

. Mide yanmasıyla veya ağzınızda kötü bir tatla uyanıyor musunuz?

. Uykuya dalmada veya uykunuzu idame ettirmede zorluk çekiyor musunuz?

Aynur Erdem

Kaynak: Sabah Gazetesi, 5 Haziran 2004

 

 

 

 

 

geri











 
Mart 2024
  Pzt     Sal     Çrş     Prş     Cum     Cts     Pzr  
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31


YETİŞKİN PSİKOLOJİSİ SORUNLARI





































İŞ YAŞAMI PSİKOLOJİSİ SORUNLARI








CİNSELLİK




















 
 

Sitedeki tüm yazılar Uzman Psikolog Alanur Özalp'e aittir. Tüm hakları saklıdır. İzin almadan kullanılamaz.