2
1

2
1


2
ÇOCUK PSİKOLOJİSİ SORUNLARI
1

2
1

2
1

2
1

2
1

2
1

2
1

2
1

2
1

2
1

2
1

2
1

2
1

2
1

2
1

2
1

2
1

2
1

2
1

2
1


2
1

2
GENÇLİK PSİKOLOJİSİ SORUNLARI
1

2
1

2
1

2
1

2
1

2
1

2
1

2
1

2
1


2
1

2

BEYOĞLU BELEDİYESİ İLE BİRLİKTE GERÇEKLEŞTİRDİĞİMİZ MUTLU AİLELER MUTLU ÇOCUKLAR SEMİNERLERİMİZİ TAMAMLADIK.
1

2
1

 

DİKKAT SORUNU YAŞAYAN ÇOCUKLAR İÇİN ÖLÇEK

DİKKAT ÖLÇEĞİ

ÇOCUK VE GENÇLERDE DİKKAT BOZUKLUĞU ÖLÇEĞİ

DİKKAT EKSİKLİĞİ HİPERAKTİVİTE BOZUKLUĞU OLAN ÖĞRENCİLER İÇİN KOÇLUK

Koçluk, Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu'nda (DEHB) ilaç tedavisiyle ve terapiyi destekleyici bir çalışmadır. Dikkat Eksikliği olan bir kişinin ilacını almayı unutması, doktoruyla olan görüşme tarihini yanlış hatırlaması, seansta belirlenen hedefleri bir sonraki seansa kadar unutması, seans esnasında yükselen motivasyonun eve gidene kadar kaybolması sıkça rastlanılan durumlardır. Bu yüzden DEHB'si olan bir kişinin klinik ortamda verilen destek dışında gündelik yaşam içerisinde vermiş olduğu mücadelede onunla iş birliği yapacak, sıkıntı yaşadığı noktada hemen devreye girip o sorunun nasıl çözüleceğine dair onunla birlikte beyin jimnastiği yapacak birine ihtiyacı vardır.

Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu olan kişiler, özellikle bizim toplumumuzda bir psikologa gitmekten çekinebiliyorlar. Kaygılanabiliyorlar. Ben hasta değilim ki diye düşünebiliyorlar. Böyle durumlarda onlara bir psikolojik seansa değil siz psikologunuz sizin yaşam koçunuz olacak. Sizinle yaşamınızı birlikte organize edeceksiniz. Seansta yaşam yönetimi, zaman yönetimi ve öfke yönetimi konularında konuşacaksınız. Doğru yaşam deneyimleri kazanacaksınız diyebilirsiniz. Bu durum onun size inanmasında, güvenmesinde yardımcı olacaktır. Özellikle Dikkat Dağınıklığı ve Hiperaktivite Bozukluğu olan çocuklar ve gençler söz konusu olduğunda bazen onları ailelerine “ebeveyn koçluğu” yapabilirsiniz. Ya da çocuklara ve gençlere eğitim koçluğu yapabilirsiniz. Hem İlköğretim, lise ve özellikle daha fazla ihtiyaç olacağını düşündüğümüz üniversitede eğitim koçluğu yaklaşımı doğru bir yaklaşımdır. Psikologa gitmek konusunda çocuklarda pek sorun yaşanmayabilir. Özellikle gençler yine yetişkinlerde görebileceğimiz gibi ben deli değilim veya ben hasta değilim diye düşünebildikleri için terapiye gelmeyi reddedebilirler. Böyle durumlarda onlar için psikolog bir eğitim koçu olarak yaklaşabilir. Bu durumda gencin yaklaşımının olumlu olabileceğini düşünmekteyim. Genel olarak psikologlar dikkat dağınıklığı ve hiperaktivite bozukluğu olan çocuklarla ilgilenirken ders desteği hizmetini de devreye sokarlar. Böyle durumlarda ders desteği verecek olan abi veya abla ile psikolog birlikte çalışarak iyi bir eğitim koçluğu hizmetini bu kişilere yaptırabilir. Bu durumda ders desteği verecek olan abi veya abla psikologla düzenli ilişki içinde olmalıdır. Çocuğa ders desteği dışında sadece koçluk görevini yapacak bir kişi de terapiye destek vermek için yer verilebilir. DEHB'da en verimli yaklaşım psikologun eğitim koçu olarak sunulmasıdır. Eğitim koçluğu ile terapinin aynı kişi tarafından verilmesi başarının daha kısa yoldan kazanılmasını sağlayacaktır.

Genç bazen terapiye gitmek istemeyebilir.Bu durumlarda bir eğitim koçunun olmasına itiraz etmeyebilir. Bu koç onun , ben hasta değilim, şeklindeki korkuları açısından da doğru bir yaklaşım olacaktır.

DEHB tedavisinde koçlukta amaç kişinin bozukluktan ötürü yaşadığı sıkıntılarda mücadele etmesini öğrenip, güçsüz olduğu alanları güçlendirmesine ve iç disiplinini geliştirmesine yardımcı olmak ve yaşam kalitesini arttırmaktır.

Koçluğun çalışma alanlarını, süresini ve mekanını kişinin yaşı, mesleği ve ihtiyaçları belirler. Koçluğa en fazla ihtiyaç duyan kişilerin başında DEHB'li öğrenciler gelir. Yıllarca ‘'aptal, tembel, sorumsuz''olarak adlandırılan öğrencilerin üzerinde aileleri ve öğretmenleri tarafından oluşturulan çok büyük bir baskı vardır. Hele bir de öğrenci ilaç tedavisi ve terapiye rağmen istenilen sonucu elde edemiyorsa üzerindeki baskı daha da artar ve bu baskıyla nasıl mücadele edeciğini bilemediği için de kendisini çaresiz hisseder.Korkar ve geri çekilir, mücadeleden vazgeçer.

DEHB'si olan öğrenciyle yapılacak koçluk çalışmasında atılcak ilk adım öğrencinin kendisini tanımasına yardımcı olmaktır. DEHB'si olan bir kişinin DEHB'nin ne olduğunu, bu sorunun doğasında neler olduğunu, hangi alanlarda ne gibi sorunlar yaşayabileceğini, DEHB'nin olumlu taraflarını çok iyi bilmesi gerekmektedir. Bunları bilmeden kişinin tam olarak kendini tanıması, kendini olduğu gibi kabullenmesi ve DEHB kaynaklı sorunları ile mücadele edilmesi mümkün değildir.

Koç kişinin sorununu tanımasına yardımcı olurken bir yandan da kişinin ilgi alanlarının, yeteneklerinin, becerilerinin ortaya çıkartılıp, zaman içinde geliştirilmesine de yardımcı olur.

Öğrencinin sorununun ne olduğunu çok iyi öğrendikten sonra koç danışanın kendine güven duygusunu geliştirilmesine ve iç motivasyonunu sağlanmasına yardımcı olur. Güven sorunu ve motivasyon eksikliği DEHB'de sıkça rastlanılan bir durumdur.Bu durum gencin okul başarısını olumsuz yönde etkiler.

Aptal, tembel, sorumsuz gibi kelimelerin üzerlerine yapışmış olması genci etkiler. Bildikleri konularda bile başarısız olabilirler.Güven eksikliği yaşarlar ve eyleme geçemeyebilirler. Akıllarına geçmişteki başarısızlıkları getirip, çevrelerinden gelen eleştirileri ciddiye alırlar. Burada koçun görevi, bu olumsuz duygu ve düşüncelerin farkındalığını sağlayıp bu duygu ve düşüncelerin gerçeğini anlamalarına yardımcı olmaktır.Örneğin öğrenci ödevi var. Bunu teslim etmesi gereken bir zaman var. Bu durumda koçu onun bu süre içinde nasıl bir yol izlerse bu ödevi kısa sürede bitirebileceğini anlatabilir ve bu ödevi birlikte yaparak bu korkusunu yenmesini sağlayabiliriz.

 

Süreklilik

DEHB'si olan bir öğrenciyle çalışırken sıkça yaşanılan bir diğer sorunda en ufak bir başarısızlıkta morallerinin hemen bozulup, motivasyonlarını kaybetmeleridir. Örneğin, tedavi ve koçluk çalışmalarıyla akademik performansında istikrarlı bir yükselişe geçen öğrenci kendine daha fazla güvenmeye başlar, çalışma motivasyonu artar. En ufak olumsuz eleştiri ya da herhangi bir dersin sınavından beklediğinden düşük not alması onun moralini altüst edebilir. Yıllarca başarısızlığı ve kusurları sürekli yüzüne vurulduğu için, herhangi bir konuda başarısızlık yaşandığında kendini suçlamaya başlar. Koç bu noktada devreye girer.Öğrenci durumunu doğru görmesini sağlar ve ona destek verir.

Zaman Yönetimi

Zaman kavramının oluşturulması ve zaman kavramı koçun DEHB'li öğrenciyle çalıştığı başka bir alandır. Zamanı etkin bir şekilde kullanabilmek öğrencinin kendi kendini yönetebilme becerisidir. Belli bir disiplin gerektirir. Son dakika sınava çalışma, ödevleri geç teslim etme DEHB'li öğrencinin her zaman yaşadığı sorunlardandır. DEHB'si olan bir öğrenci için zaman planlaması çözümü zor bir sorundur.Bu yüzden hayatlarının her döneminde zmanla ilgili sıkıntı yaşarlar. 24 saat onlara yetmez. Seanslarına bir gün önce ya da bir gün sonra gelirler. Sınavlara ya geç kalırlar ya da sınav saatinden birkaç saat önce sınav mekanına gelirler. Ders çalışırken verdikleri 20 dakikalık ara televizyonda takıldıkları bir program yüzünden ya da internette arkadaşlarla sohbetin koyulaşmasıyla iki saati bulabilir.

Bu yüzden kısa ev uzun dönemli hedefler belirleyip gelecek için planlamalar yapmak, belli bir program çerçevesinde yaşamakta zorlanır. Bunun yanı sıra zaten planlama, kendisini organize etme becerisine de sahip değildir. Yapması gereken işlerden önceliklerin ne olduğunu bilemez. Dolayısıyla ertesi güne okunması gereken bir makaleyi okumak yerine, o bir hafta sonra teslim etmesi gereken ödevi yapmayı tercih edebilir. Detayların arasında kaybolur ve eyleme geçmeyi hep bir sonraki güne erteler. Bu yüzden bütün sınavlara son gece çalışır, projeleri teslim tarihinden bir gün önce yapmaya başlar. Bu nedenle tüm talihsizler de onları bulur. Bilgisayarlarına virüs girer, projeleri kaybolur. Ya da yazıcının kartuşu biter, ödevlerini basamaz. Halbuki bilgisayar yada yazıcı aylar öncesinden problemleri yaşayabileceği dair uyarılarını yapmıştır.

Burada koçun görevi zaman kavramının oluşmasına yardımcı olmaktır. Kısa ve uzun dönemli hedefler belirlemenin kişiye kazandıracakları üzerine düşünmesini sağlamak çalışmadaki ilk adımdır. DEHB'li gençler geçmişte yaptıkları hataları ve bu hataların sonucunda yaşadıkları sıkıntıları unutabilme eğilimindedirler. Bu yüzden de aynı hatayı sürekli tekrar edebilirler. Çalışmadaki ikinci adım da koçun danışmanına zamanı etkin şekilde kullanmadığı için o zamana kadar ödemiş olduğu bedellerin farkına varmasını göstermektedir. Bir sonraki adım da zaman planlamasının temel kurallarının danışan tarafından nasıl rahat uygulanabileceğinin formüle etmektedir. Yeni kurulan sistem danışanda alışkanlığa dönüşene kadar koç danışanın asistanlığı görevini üstlenir. Her sabah danışanıyla telefon ya da internet yoluyla görüşüp danışanın o günkü programı birlikte gözden geçirilir, danışmana günlük hatırlatmalarda bulunur. Özellikle zaman yönetimi üzerine çalışırken koçun ve danışanın birlikte hareket etmeleri, koçun danışanı takip etmesi, uygun gördüğü çözümleri danışanına dayatmaması, danışanın güçlü yönleri üzerine kurgulu bir sistem kurması çok önemlidir. Çünkü DEHB'lilerle yapılan çalışma kişiye özgür bir çalışma olmalıdır

Okulda DEHB'liye yardım

Okul ortamında DEHB'li öğrenciye destek olmak da koçun çalışma alanına girmektedir. Ülkemizdeki DEHB'li üniversite öğrencileri maalesef ilköğretim ve lise öğrencileri kadar şanslı değiller. İlköğretim ve lise seviyesindeki DEHB'li öğrencileri koruyan kanunlar varken ve okul ortamında onlara destek olan rehber öğretmenler bulunurken üniversiteli DEHB'liler bu konuda tamamıyla yalnızlardır. Ve üstelik üniversiteye başladı diye DEHB'nin ortadan kalkacağını düşünen aile ve çevresiyle de ayrı bir mücadele gerektirmektedir.

Amerika'daki ve Avrupa'daki üniversitelerde DEHB'li ve Özel Öğrenme Güçlüğü olan öğrenciler için özel destek birimleri vardır. Bu birimler öğrencinin okuldaki yasal haklarını korurlar. Ayrıca, ders çalışma, ders not alma, proje hazırlama, sunum yapma teknikleri ve sınav kaygısıyla ilgili mücadele gibi alanlarda öğrenciye destek olurlar.

Türkiye'deki üniversitelerde DEHB'li öğrencilere böyle bir olanak sunulmadığı için koç bu alanda da öğrencilere destek olacaktır. Uygulama kısmında hala okullarımızda sıkıntılar yaşansa da artık herkesin farklı şekilde öğrendiği en iyi öğrenme yöntemi diye bir şeyin olmadığı son yıllarda ülkemizde de kabul görmeye başlamıştır. Bu noktada koçun görevi öğrencinin kendi öğrenme biçimini keşfetmesine yardımcı olmaktır. Uzmanlar, öğrenen bir kimse için başarının en önemli şartı kendine güven olduğunu söylemektedirler. Koç da öğrencinin öğrenmeyi gerçekleştirebilmesi için öncelikle kendi zihnine güvenmesini sağlamaya çalışır. Öğrenciye bir projeye başlamadan önce kendi kendini motive etmesini, başladığı bir işi nasıl bitirmesi gerektiğini öğretir. Öğrencinin yapması gereken işi onun yerine yapamaz, onunla birlikte yapar. Öğrencinin kendisini model alıp zaman içerisinde bunun alışkanlık haline getirmesini sağlar. Buna ek olarak, öğrencinin okulda danışmanı ve hocalarıyla sorunuyla ilgili irtibata geçmesi konusunda öğrenciyi destekler. Öğrencinin çekimser kaldığı ya da sonuç alamadığı durumlarda öğrencinin de izniyle koç okulla irtibata geçip okulun öğrencisine nasıl destek olabileceği ile ilgili iş birliği sağlamaya çalışır. Bu noktada çoğu sıkıntı yaşanmaktadır. Çünkü birçok akademisyen DEHB hakkında yeterli bilgiye sahip olmadıkları için üniversite seviyesine gelmiş öğrencinin yaşamış olan sıkıntıları disiplinsizlik olarak, okul yönetimi ve kendilerinden talep edilen şeyleri de şımarıklık olarak değerlendirebilmektedir. DEHB konusunda toplumumuz ve eğitimcilerimiz bilgi sahibi olmaya başladıkça öğrenci ve koçla iş birliği yapan, öğrencilerine destek olan akademisyenlerin sayıları artacaktır

İletişim becerilerini artırmak

Koç çalıştığı DEHB'li öğrencinin iletişim becerilerini geliştirmesine yardımcı olur. Birçok DEHB'li öğrencinin iletişim becerileri zayıftır. Kendilerini doğru şekilde ifade etmekte zorlanırlar. Düşünmeden konuştukları için genelde bunun cezasını çekerler. Karşı tarafı dinleme gibi bir alışkanlıkları yoktur, sürekli karşı tarafın lafını keserler. Onlardan yapmaları istenilen her şeyin mantıklı bir açıklamasını isterler. Eğer gerekli açıklama yapılmazsa yapılana kadar karşı tarafı soru yağmuruna tutarlar. Ve soru sorarken ki beden dilleri, ses tonları sorgulayıcı bir şekilde olduğu için karşılarındaki kişinin onların ukalalık yaptığını düşünme ihtimali çok yüksektir. Ama oysaki o gerçekten soruların tüm iyi niyetiyle sormaktadır ve tek isteği ona mantıklı bir açıklama yapılmasıdır. Bu noktada koç öğrenciye kendini doğru şekilde karşı tarafa ifade edebilmeyi, karşı tarafı dinlemeyi, beden dilini ve ses tonunu doğru şekilde kullanmayı günlük hayat içinde birlikte yapacakları uygulamalarla öğretir. Koç öğrencinin okul dışında da düzenli yaşam tarzı oluşturmasına yardımcı olur. Öğrencinin beslenmesi, spor aktiviteleri, sosyal hayatı ve ileride profesyonel iş hayatında öğrenci için avantaj sağlayabilecek aktivitelerin belirlenmesi gibi konularda da öğrenciye destek olur.

Ama koçun çalışma alanı danışan kişinin yardıma ihtiyaç duyduğu her yerdir. Bu kimi zaman danışan kişinin evi olabilir. Eğer danışan kişi dikkat eksikliği olan bir öğrenci ise koç danışanın evine gidip ilk önce öğrencinin ders çalıştığı odayı görüp onunla birlikte gerekli düzenlemeleri yapabilir. Daha sonra da öğrencinin odasında nasıl ders çalıştığını gözlemler. Danışan kişinin kendini keşfetmek ve yaşadığı sıkıntılarla mücadele etmeyi öğrenmek için çıkmış olduğu bu yolculukta ona eşlik eden, destek veren bir kişinin olduğunu bilmesi o öğrencinin motivasyonunu arttırıcı bir etkendir.

 


 

  anasayfa












 
Ekim 2018
  Pzt     Sal     Çrş     Prş     Cum     Cts     Pzr  
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
30.10.2018 tarihinde etkinlik yok.


YETİŞKİN PSİKOLOJİSİ SORUNLARI





































İŞ YAŞAMI PSİKOLOJİSİ SORUNLARI








CİNSELLİK




















 
 

Sitedeki tüm yazılar Uzman Psikolog Alanur Özalp'e aittir. Tüm hakları saklıdır. İzin almadan kullanılamaz.