2
1

2
1


2
ÇOCUK PSİKOLOJİSİ SORUNLARI
1

2
1

2
1

2
1

2
1

2
1

2
1

2
1

2
1

2
1

2
1

2
1

2
1

2
1

2
1

2
1

2
1

2
1

2
1

2
1


2
1

2
GENÇLİK PSİKOLOJİSİ SORUNLARI
1

2
1

2
1

2
1

2
1

2
1

2
1

2
1

2
1


2
1

2

BEYOĞLU BELEDİYESİ İLE BİRLİKTE GERÇEKLEŞTİRDİĞİMİZ MUTLU AİLELER MUTLU ÇOCUKLAR SEMİNERLERİMİZİ TAMAMLADIK.
1

2
1

.: TÜRK PSİKİYATRİ DERNEĞİNDEN PSİKOLOJİK
ARAŞTIRMALAR :.

Çocukluktaki Olumsuz Düşünceleri Değerlendirme Ölçeği Geçerlik-Güvenilirlik Çalışması 

Günümüzde yüksek risk taşıyan grupları erken dönemde tanıma, önlem alabilme ve yetişkinlik dönemi ile ilgili bağları kurabilme açısından geçerli ve güvenilir ölçeklere olan gereksinim artmıştır. Bu düşünceyle geliştirilen ve çocuklardaki bilişsel çarpıtmaları değerlendirmeyi amaçlayan Çocukluktaki Olumsuz Düşünceleri Değerlendirme Ölçeği (Children?s Negative Cognitive Error Questionnaire) Leitenberg ve arkadaşları (1986, 2002) tarafından Beck?in bilişsel kuramından yola çıkarak ve Lefebvre?nin (1981) Erişkin Bilişsel Hata Ölçeği (Adult Cognitive Error Questionnaire) model alınarak geliştirilmiş olan bir ölçektir.

 Bilişsel yapı, tıpkı kişilik özellikleri gibi ruhsal bozukluklar açısından bir yatkınlık unsuru olarak değerlendirilmektedir (Gibb 2002). Çalışmalar bilişsel yapının yaşla birlikte değişmezlik kazandığını ve en önemli değişikliklerin 12 yaşından önce olduğunu göstermektedir. Bu nedenle çocukluk dönemi olumsuz bilişsel yapının gelişimine yol açan etmenlerin araştırılması açısından kritik bir dönem olarak kabul edilmektedir (Garber ve Flynn 2001, Gotlib ve ark. 1993, Nolen ve ark. 1992). Çocuklardaki olumsuz yaşam olaylarının olumsuz bilişsel yapının gelişimine yol açtığına dair çalışmalar bulunmaktadır. Kuramcılar, çocukluk dönemindeki olumsuz yaşam olayları ve olumsuz bilişsel yapılanma ile erişkinlik dönemi ruhsal sorunları arasındaki ilişkiden söz etmektedir (Beck 1976, 1985, Rose ve ark. 1994). Bilişsel kuram da bu görüş üzerine kurulmuştur.

Beck?in bilişsel kuramına göre kişinin kendisini, çevresini ve geleceğini algılamasıyla, kendisini nasıl duyumsadığı ve kendisine nasıl davrandığı arasında bir etkileşim bulunmaktadır. İnsanın duygusal tepkileri karşılaştığı olayları algılama, tanıma ve yorumlama  biçimine bağlıdır. Bu kuramda 4 temel öğe bulunmaktadır. Bu öğeler bilişsel üçlü (kişinin kendisini, çevresini, geleceğini aşırı bir biçimde olumsuz görmesi ve değerlendirmesi), olumsuz düşüncelerin otomatik olarak ortaya çıkması, bilgi işleme ve algıda sistematik hataların olması ve temel işlevsel olmayan sayıltıların ortaya çıkmasıdır. Beck bilişsel kuramındaki sistematik hataları seçici algılama, abartma (aşırı büyütme), küçümseme (aşırı küçültme), aşırı genelleme, bireyselleştirme, ya hep ya hiç tarzı düşünme ?felaketleştirme? ve keyfi çıkarsama şeklinde tanımlamıştır (Beck 1967, 1976).

Beck?e göre psikopatolojik durumlar temel duygusal tepkileri doğuran algıların abartılmış ve süreklileşmiş türleridir. Her ruhsal bozukluğun özgül bilişsel bir çizgisi bulunmaktadır. Psikopatoloji temelde çocukluk çağında edinilen yanlış algılama, değerlendirme ve düşünmeye dayanmaktadır. Asıl patoloji kişinin kendini, dünyasını ve geleceğini yanlış algılaması, önyargılı biçimde olumsuz değerlendirmesidir (Beck 1967).  

Leitenberg ve arkadaşları bilişsel kuramdan yola çıkarak geliştirdikleri Çocukluktaki Olumsuz Düşünceleri Değerlendirme Ölçeği?nde (ÇODDÖ) Beck?in tanımladığı yedi sistematik hatayı birleştirmiş ve dört negatif bilişsel hata kategorisi oluşturmuşlardır. Bu kategorileri felaket düşüncesi (katastrofik düşünce), aşırı genelleme, bireyselleştirme ve  seçici algılama şeklinde adlandırmışlardır. Ölçeğin her bir maddesi kurgusal bir durum ya da olayı tanımlayan 2-3 cümleden oluşmuştur. Leitenberg ve arkadaşları başlangıçta 49 maddeden oluşan ve dört bilişsel hatayı sportif, sosyal ve akademik alan olmak üzere üç farklı alanda değerlendiren ölçeği daha sonra 24 maddeye düşürmüşlerdir (Leitenberg ve ark. 1986). ÇODDÖ değişik çalışmalarda depresyon, anksiyete ve diğer ruhsal bozukluklara eşlik eden bilişsel hataları belirlemek, tedavi öncesi ve sonrası değerlendirme yapmak amacıyla kullanılmıştır (Silverman ve ark. 1999, Brent ve ark. 1999, Weems ve ark. 2001). 

Bu çalışmada çocuklardaki bilişsel çarpıtmaları değerlendirmek için geliştirilmiş olan Çocukluktaki Olumsuz Düşünceleri Değerlendirme Ölçeği (ÇODDÖ)?nin Türkçe?ye uyarlanması, güvenilirliği ve geçerliğine yönelik normatif verilerin toplanması amaçlanmıştır.

YÖNTEMLER

Örneklem

 Araştırma İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından üç farklı sosyoekonomik düzeyi temsil edecek şekilde belirlenen üç ilköğretim okulunda yürütülmüştür. Çalışma bu okulların 3. ile 8. sınıfları arasında her sınıf seviyesinden seçkisiz olarak belirlenmiş bir sınıfın tüm öğrencilerine uygulanmış ve 538 öğrenci ile tamamlanmıştır. Öğrenciler 9-10, 11-12 ve 13-14 olmak üzere üç farklı yaş grubuna ayrılarak değerlendirilmiştir.

Veri Toplama Araçları

Çocukluktaki Olumsuz Düşünceleri Değerlendirme Ölçeği (ÇODDÖ): Leitenberg ve arkadaşları (1986, 2002) tarafından geliştirilen bu ölçek aşırı genelleme, bireyselleştirme, felaket düşüncesi ve seçici algılama olmak üzere 4 tip bilişsel hatayı değerlendirmektedir. Bu bilişsel çarpıtmalar sosyal, akademik ve atletik olmak üzere 3 farklı alanda sorgulanmıştır. Ölçekte, ?Siz bir futbol takımının kalecisisiniz. Oyun 1-1 berabere bitti. Oyundan sonra takım arkadaşlarınızdan birinin, bizim takım bugün kazanmalıydı, dediğini duydunuz. Bu durumda siz, ?o bizim kazanmamamızı benim hatam olarak düşünüyor? diye düşünürsünüz? şeklinde kurgusal durumlar tanımlanmaktadır ve bahsedilen bilişsel çarpıtmayı içeren olası yanıtlar sunulmaktadır. Ölçek çocuk ya da ergenin kendisi tarafından okunarak doldurulur. Beşli likert tipi  bir ölçektir. Her bir madde 1-5 arasında puan alır. ?Hemen hemen tam benim düşünceme benzer? seçeneği 5 puan, ?ben hiç böyle düşünmem? seçeneği 1 puandır. Toplam ölçek puanı 24 ile 120 arasında değişir. Alınan puan ne kadar yüksekse bilişsel çarpıtmaları o kadar yüksek demektir.

Çocuklar için Durumluk-Sürekli Kaygı Envanteri (ÇDSKE): Spielberger ve arkadaşları (1973) tarafından geliştirilen durumluk ve sürekli kaygıyı ölçen yirmişer maddelik iki alt ölçekten oluşan bir öz bildirim ölçeğidir. Ülkemizde geçerlik ve güvenilirlik çalışması Özusta (1995) tarafından yapılmıştır. Her ne kadar ölçeğin geçerlik ve güvenilirlik çalışması 9-12 yaş çocuklarında yapıldıysa da 17 yaşa kadar kullanılmaktadır.

Çocuklar için Depresyon Ölçeği (ÇDÖ): Kovacs (1981) tarafından geliştirilen, 6-17 yaş çocuklarına uygulanabilen, 27 maddelik öz bildirim ölçeğidir. Ülkemizde geçerlik ve güvenilirlik çalışması Öy (1991) tarafından yapılmış ve patolojik kesim noktası 19 puan olarak saptanmıştır.

Coopersmith Benlik Saygısı Ölçeği-Çocuk Formu (BSÖ): Coopersmith (1967) tarafından geliştirilen 57 maddelik bir özbildirim ölçeğidir. Ülkemizde geçerlik ve güvenilirlik çalışması Güçray (1989) tarafından yapılmıştır. 8-10 yaş çocuklar için geçerlik güvenilirliği yapılsa da 11. sınıfa kadar kullanılmaktadır.

İşlem

Çocukluktaki Olumsuz Düşünceleri Değerlendirme Ölçeği?nin (ÇODDÖ) uyarlamasının  yapılabilmesi için yazarlardan izin alınmıştır. Ölçek bir uzman ve bir araştırma görevlisi tarafından birbirlerinden bağımsız olarak Türkçe?ye çevrilmiştir. Türkçe çeviri  İngilizceyi iyi bilen bir öğretim üyesi tarafından İngilizce?ye geri çevrilmiştir. Çevrilen formun anlaşılırlığının saptanması için klinikte uygulaması yapılmış ve son haline getirilmiştir.

Çalışmada ölçekler her sınıfa toplu olarak uygulanmıştır. Öğrencilere yapılacak uygulama için ailelerinden onay formu alınmıştır. Çalışmaya katılmayı reddeden olmamıştır. Öğrencilere ölçekler verildikten sonra bu ölçeklerin nasıl doldurulacağı açıklanmıştır. ÇODDÖ, ÇDÖ, BSÖ ve ÇDSKE ölçekleri sırasıyla verilmiştir. Öğrencilerin ölçekleri tamamlaması yaklaşık bir ders saatini almıştır. Bu uygulamadan yaklaşık bir hafta sonra aynı okullara ve sınıflara ÇODDÖ tekrar uygulanmıştır. Her iki uygulamada da yer alan öğrenciler çalışma kapsamına alınmıştır.

Verilerin Değerlendirilmesi

Çalışmanın verileri SPSS 10.0 paket programı ile değerlendirilmiştir. Tanımlayıcı istatistiksel yöntemlerin (ortalama, standart sapma) yanı sıra niceliksel verilerin karşılaştırılmasında normal dağılım gösteren ikiden fazla gruplar için Tek yönlü varyans analizi (Anova) ve gruplar arası farklılığı belirlemek için Bonferoni düzeltmeli Post Hoc testler (Tukey testi), ikili grupların karşılaştırılmasında ise Student t testi kullanılmıştır. İstatistiksel analizde güvenilirliğin sınanmasında ölçeğin iç tutarlığı için Cronbach alfa katsayısı  ile madde toplam puan korelasyon katsayıları hesaplanmıştır. Test-tekrar test korelasyonu Spearman korelasyon yöntemi ile hesaplanmıştır. Geçerlik çalışmasında ise Pearson korelasyon yöntemi ile ölçekler arasındaki korelasyona bakılmıştır. ÇODDÖ?nin faktör yapısını incelemek amacıyla deneklerden elde edilen sonuçlara Temel Bileşenler Analizi uygulanmıştır. Tüm istatistiksel işlemlerde en az p? 0.05 anlamlılık düzeyi aranmıştır.

BULGULAR

Genel Bulgular

Çocukluktaki Olumsuz Düşünceleri Değerlendirme Ölçeği (ÇODDÖ) üç okulun 18 sınıfında 564 öğrenciye uygulanmış, ancak ikinci uygulamaya 538 öğrenci  katılmıştır. İkinci uygulamaya katılmayan 26 öğrenci çalışma dışı bırakılmıştır.

Araştırmaya katılan öğrencilerin yaş ortalaması 11.4±1.7 (yaş dağılımı: 9-14)?dir. Öğrencilerin 266?sı (% 49.4) kız, 272?si (% 50.6) erkektir. Öğrencilerin demografik verileri Tablo 1?de gösterilmiştir.

ÇODDÖ toplam puan ortalaması 54.66±18.59 bulunmuştur. Öğrencilere uygulanan ölçeklerden elde edilen puan ortalamaları Tablo 2?de gösterilmiştir. ÇDÖ, BSÖ, ÇDKE ve ÇSKE puan ortalamalarında cinsiyetler arasında istatistiksel olarak anlamlı farklılık yoktur (p>0.05). Erkek öğrencilerin ÇODDÖ puan ortalaması kız öğrencilere göre daha düşüktür. Aradaki fark istatistiksel olarak anlamlıdır (t= 3.98; p< 0.05). Ölçek puan ortalamaları sosyodemografik düzeye göre karşılaştırıldığında ÇDÖ, ÇDKE ve ÇSKE arasında fark bulunmazken, BSÖ ve ÇODDÖ puan ortalamalarında istatistiksel olarak anlamlı fark bulunmuştur (sırasıyla F= 4.873; p<0.05, F= 5.347; p<0.05). Yaş gruplarına göre yapılan karşılaştırmada da benzer şekilde sadece BSÖ ve ÇODDÖ puan ortalamaları arasında istatistiksel fark bulunmuştur (sırasıyla F= 7.547; p<0.05, F= 8.322; p<0.05) (Tablo 2).

ÇODDÖ?nün toplam puanlarına sosyodemografik verilerin etkisini araştırmak amacıyla varyans analizi uygulanmıştır. Sosyoekonomik düzeyin (F= 6.891; p<0.001) ve yaşın (F= 2.559; p<0.05) etkisi anlamlı bulunmuştur. Yapılan Tukey testi sonucuna göre alt SED grubundaki öğrenciler ve küçük yaş grubu olan 9-10 yaş grubunun diğer gruplara göre anlamlı oranda yüksek puanlar aldığı saptanmıştır (p<0.05).

Güvenilirlik Çalışması ile İlgili Bulgular

Testin İç Tutarlığı

ÇODDÖ?nin Cronbach alfa katsayısı birinci uygulamada 0.82 olarak bulunmuştur. Alfa katsayısına bakıldığında iç tutarlılık açısından kabul edilebilir düzeyde bir ölçüm aracı olduğu görülmektedir. ÇODDÖ?nin her bir maddesi ile toplam puan arasında 0.28 ile 0.56 arasında değişen istatistiksel olarak anlamlı ve doğru orantılı  korelasyonlar (p?0.001) olduğu saptanmıştır.

Test Tekrar Test ile İlgili Bulgular

ÇODDÖ ilk uygulamadan yaklaşık bir hafta sonra tekrar uygulanmış ve test-tekrar test korelasyonu 0.87 (p?0.001) olarak bulunmuştur. Madde toplam puan korelasyonları Tablo 3?de gösterilmiştir. Maddeler gözden geçirildiğinde test-tekrar test korelasyonu en düşük olan madde 17. maddedir. En güçlü korelasyon ise 6. maddede bulunmuştur.

Geçerlik Çalışması ile İlgili Bulgular

Diğer Ölçeklerle Korelasyon

ÇODDÖ?nin ÇDÖ ile arasındaki korelasyon r=0.77 (p<0.001), ÇDKE ile arasındaki korelasyon r= 0.57 (p< 0.001), ÇSKE ile arasındaki korelasyon  r=0.50 (p<0.001) ve BSÖ ile arasındaki korelasyon r=-0.65 (p<0.001) olarak bulunmuştur. Ölçeklerin birbiri ile olan korelasyonları Tablo 4?de gösterilmiştir.

Faktör Analizi

Bütün deneklerin sokulduğu temel bileşenler  faktör analizi sonucunda özdeğeri 1?in üzerinde olan 3 faktör elde edilmiştir. Maddelerin faktör analizindeki ağırlıkları Tablo 5?de verilmiştir. Elde edilen faktörlerle toplam varyansın % 59.3?ü açıklanabilmiştir. Ölçek maddelerinin faktörlere dağılımı Tablo 6?da gösterilmiştir.

TARTIŞMA

Bilişsel modelde olumsuz düşünceler öncelikle depresyonu açıklamak için kullanılmış olmakla birlikte günümüzde birçok ruhsal bozukluğun bilişsel formülasyonları bu modelle yapılmaktadır. Depresyon dışındaki psikiyatrik bozukluklarda da sistematik bilgi işleme yanlışlıkları olduğu ileri sürülmüştür (Beck 1976, 1985, Ellis 1962). Son yıllardaki çalışmalar bilişsel hataların değerlendirilmesinin anksiyete bozukluklarının anlaşılmasında da faydalı olduğunu göstermiştir (Epkins 1996, Leung ve Wong 1998, Weems ve ark. 2001, Alfano ve ark. 2002).

Çocukluktaki Olumsuz Düşünceleri Değerlendirme Ölçeği (ÇODDÖ) çocuklardaki bilişsel çarpıtmaları belirlemeye yönelik geliştirilmiştir. Yaptığımız çalışmada ÇODDÖ?nin toplam puan ortalaması 54.66±18.59 bulunmuştur. Özgün ölçeğin norm çalışmasında ise toplam puan ortalaması 57.42 olarak bildirilmiştir (Leitenberg ve ark. 1986). Bu araştırmanın analiz sonuçlarına göre, kız öğrencilerin erkeklerden, küçük yaş grubunun (9-10 yaş grubu) daha büyük yaş gruplarından ve alt sosyoekonomik düzeyden gelenlerin diğer sosyoekonomik düzey gruplarından daha yüksek puanlar aldığı saptanmıştır. Kız çocukların içsel ruhsal bozukluklara daha yatkın olduğu bilinmektedir. Aynı zamanda ülkemizde kız çocuklarda dışavuran davranış sorunlarının kabul görmemesi de içsel sorunlara yatkınlığı arttıran kültürel bir etken olarak düşünülebilir. ÇODDÖ puanlarının kız öğrencilerde yüksek çıkması bu etmenlerle açıklanabilir. Ancak cinsiyetler arası farkın başka çalışmalarla araştırılması gereklidir. Özgün ölçekte ise toplam puanlar cinsiyetten etkilenmemiştir ancak bizim sonuçlarımıza benzer şekilde küçük yaştaki çocukların daha yüksek puanlar aldığı bulunmuştur (Leitenberg ve ark. 1986). Bu durum küçük çocukların ölçekte tarif edilen olayları daha önce yaşamamış olmaları nedeniyle olayları bireyselleştirip daha olumsuz seçenekleri işaretlemiş olmalarına bağlı olabilir. Düşük sosyoekonomik düzeyden gelen öğrencilerin diğer gruplara göre daha sık olumsuz yaşam olayları ile karşılaşmış olma olasılıkları ÇODDÖ puanlarını etkilemiş olabilir.

Öğrencilerde ÇODDÖ için uygulanan iç tutarlık ve test-tekrar test incelemeleri ÇODDÖ?nün kabul edilebilir düzeyde olduğunu göstermektedir. İç tutarlık her iki uygulamada da yüksek bulunmuştur. ÇODDÖ?nin iç tutarlığı Leitenberg ve arkadaşları (1986) tarafından yapılan güvenilirlik çalışmasında 0.89 olarak bildirilmiştir. Maddeler gözden geçirildiğinde test-tekrar test korelasyonu en düşük olan madde 17. madde, en yüksek olan madde 6. madde olarak belirlenmiştir. Her iki madde de bireyselleştirme hata kategorisinde yer almaktadır. Akademik alanı sorgulayan 17. maddenin en düşük korelasyonu göstermesi çocukların zaman içinde akademik performansları ile ilgili algılarının değişikliğe uğrayabileceğini düşündürmektedir. En yüksek korelasyonu gösteren ve sosyal alanı sorgulayan 6. madde ise sosyal alanın daha çok kişilik özellikleri ile ilişkili olabileceğini ve dış koşullardan çok etkilenmediğini akla getirmektedir.

ÇODDÖ?nin depresyon ve anksiyeteyle ilişkili bilişsel hataları saptayabilirken, agresyona eşlik eden bilişsel çarpıtmaları ayırt edemediği bulunmuştur (Ostrander 1995). Ölçek depresyon ve anksiyetenin yanı sıra benlik saygısında düşüklük ve umutsuzluk durumlarını da öngörebilmektedir. Ancak bilişsel çarpıtmalar çocuk ve ergenlerde birçok ruhsal bozukluğa eşlik ettiği için ölçeğin çeşitli bozuklukları birbirinden ayırt edici özelliği bulunmamaktadır (Kempton ve ark. 1994). Bununla birlikte ÇODDÖ içsel ve dışsal sorunları ve intihara eğilimli olanlarla olmayan ergenleri ayırt etmede iyi bir ölçek olarak kabul edilmektedir (Leung ve Wong 1998, Brent ve ark. 1990). Bizim çalışmamızın sonuçlarına bakılarak ÇODDÖ?nin depresyon, anksiyete ve benlik saygısındaki düşüklük tablolarına eşlik eden bilişsel çarpıtmaları belirleyebildiği söylenebilir. Bu da tedavi planlama ve sonuçlarını değerlendirme açısından kolaylık sağlayacaktır. Ölçeğin özgün çalışmasında ise ölçek geçerliğine bakılmamıştır.

Faktör analizi sonucunda 3 faktör elde edilmiştir. Bu faktörler felaket düşüncesi (katastrofik düşünce), seçici algılama ve bireyselleştirme olarak adlandırılmıştır. Özgün ölçekte yer alan aşırı genelleme faktörünün bizim çalışmamızda bu üç faktör altında toplandığı görülmüştür. Farklı kültürlerde farklı sonuçların bulunması çeviri ile ilgili metodolojik sorunları da akla getirmektedir. Çünkü dil düşüncenin şekillenmesi ve ifadesinde önemli bir rol oynamaktadır. Bilişsel süreçlerin evrensel olduğu düşünülse de bilişsel düşüncenin yerel kültürel anlamları değişiklik gösterebilmektedir. Bu durumun farklı ülkelerde ve kültürlerde yapılan ölçek çalışmalarında yaşandığı, daha önce tanımlanmayan alt ölçeklerin belirebildiği ve bazen maddelerin kültürün özelliklerini yansıtmaya yetmediği bildirilmiştir (Fombone 1991). Bu açıdan bakıldığında ölçeklerin norm çalışmalarının yapılması hem ölçeklerin Türkçe?ye kazandırılmasına hem de kültürümüze özgü bilgi sahibi olmamıza da hizmet etmektedir.

SONUÇ

Bu çalışma ile 24 sorudan oluşan ÇODDÖ?nin Türkçe formunun geçerli ve güvenilir bir öz bildirim ölçeği olduğu, çocukluk dönemindeki ruhsal bozuklukları açıklamakta kullanılan bilişsel hataların saptanmasında yararlı olacağı söylenebilir. Ancak faktör yapısının hasta grupları ile değerlendirilmesi ölçeği daha değerli kılacaktır. Tüm ölçeklerde olduğu gibi ÇODDÖ?nin klinik gözlem ve görüşmelere bilgi ve destek sağlayan bir araç olduğu düşünülmektedir.

 geri












 
Haziran 2021
  Pzt     Sal     Çrş     Prş     Cum     Cts     Pzr  
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30


YETİŞKİN PSİKOLOJİSİ SORUNLARI





































İŞ YAŞAMI PSİKOLOJİSİ SORUNLARI








CİNSELLİK




















 
 

Sitedeki tüm yazılar Uzman Psikolog Alanur Özalp'e aittir. Tüm hakları saklıdır. İzin almadan kullanılamaz.