2
1

2
1


2
ÇOCUK PSİKOLOJİSİ SORUNLARI
1

2
1

2
1

2
1

2
1

2
1

2
1

2
1

2
1

2
1

2
1

2
1

2
1

2
1

2
1

2
1

2
1

2
1

2
1

2
1


2
1

2
GENÇLİK PSİKOLOJİSİ SORUNLARI
1

2
1

2
1

2
1

2
1

2
1

2
1

2
1

2
1


2
1

2

BEYOĞLU BELEDİYESİ İLE BİRLİKTE GERÇEKLEŞTİRDİĞİMİZ MUTLU AİLELER MUTLU ÇOCUKLAR SEMİNERLERİMİZİ TAMAMLADIK.
1

2
1

 

.: Köşe Yazıları :.

Üvey anne-baba olmak


Haftalardır boşanma konusunu bıkmadan, usanmadan yazıyorum. Ben hep şu önemli noktaları da gözden kaçırmamak lazım diye, bunları dikkatlice ele almak için olaya bir büyüteçle bakma gereği duyuyorum. Çünkü çağımız artık boşanma olayını ve bu olayın uzantılarını yaşamaktadır. Özellikle üvey anne veya üvey baba olmak arttı. Üvey anne veya üvey baba olmak, beraberinde pek çok sorun getirmektedir. Üvey ebeveynler eski masallarda olduğu gibi kötü, cezalandırıcı değiller. Ama üvey olmanın verdiği güçlükleri yaşamaktalar. Özellikle üvey anneler ve babalar çok zorlandıklarını ve de olumlu, güzel ilişkiler yaşamak istediklerini belirtmektedirler. Bu yazının yine boşanma konusunda olmasının bir başka nedeni de, yoğun ilgi ve gelen sorulara da cevap verebilmektir. Boşanma kararı verildiğinde, çocuk(lar) 5-6 yaşlarında ise ya da daha ufaksa, eğer ilişki açısından boşanmanın geciktirilmesi olabilecekse, boşanmanın geciktirilmesi uygun olarak düşünülmektedir. Boşanmayla birlikte evdeki yaşam değişiklikler geçirmektedir. Örneğin, baba evden gider. Eve bir bakıcı kadın gelir. Anne çalışmaya başlar. Bu değişiklikler olağan değişikliklerdir. Fakat çocuğun ruhsal sağlığı için gerekli olan bu değişikliklerin esasında yeterli zamanın olmasına dikkat etmek vardır. Çocuğa bir zaman tanı ki, o da bu durumlara uyum sağlayabilsin. Hayata küsme veya ebeveynlerini suçlama gibi olumsuz yaşantıları yaşamasın. Baba evden gidecekse veya çocuk küçükse, eve zaten bir bakıcı gelecekse, baba evden uzaklaşmadan bakıcı eve gelir, çocukla tanışır, bir uyum sağlarsa bu durum karşısında çocuğun fazla sarsılması önlenmiş olur. Ya da baba ayrılır ayrılmaz anne işe başlamak zorundaysa, yine ufak olan çocuklarda çocuğun hem fazla etkilenmemesi için hem de babayı suçlamaması için anne işe başlamalı sonra baba evden ayrılmalıdır veya anne kısa bir süre çocuğa destek vermeli, onunla bir uyum sürecini geçirip daha sonra işe başlamalıdır. Bu konularda yetişkinler birbirlerine destek olmalıdır. Özellikle çocuk ve çocukların uyumu ve ruhsal dengesi için bu, olması gerekli bir durumdur. Boşanma eğer çocuk ergenlik çağındayken oluyorsa, bu defa çok daha dikkatli olmak gerekmektedir. Bu defa çocukta ergenliğin verdiği problemlerle birlikte, bir de boşanmanın verdiği uyum durumunu çocuk birlikte göğüslemek durumundadır. Çocuk ergenlikle birlikte aileden önce kendini koparacak, sonra kendi kimliğini oluşturacaktır. Bu dönemde bir de babanın ya da annenin evden gitmesi onu davranış bozukluklarına itebileceği gibi, suç işleme eğilimlerine de itebilir. Çünkü çocuk "ben kötüyüm, eğer ben kötü olmasaydım annemle babam ayrılmayacaktı, ben onlara yeterli olacaktım veya onları barıştıracak gücüm, sevgim olacaktı" diye düşünmekte, olaylardan kendini sorumlu tutmaktadır. Bu, çocuğun genel dengesinde veya kendine güveninde, saygısında sarsıntılar yaşatacaktır. Özellikle ergenlik döneminde boşanma durumu yaşanıyorsa, dikkatli olunmalıdır. Bu dönemde çocuğa hep bir açık kapı bırakılmalıdır. Onun konuşabilmesi, açılabilmesi için bu gereklidir. Onunla konuşun ve onun da konuşarak kafasındakileri anlatması için dinleyici olduğunuzu ona sezdirin. Boşanmayı çocukla mutlaka konuşun. Çocuğu üzmekten korkmayın. Çocuk, kafasında neler varsa bunları anlatarak hem size yakın olacak, hem de rahatlayacaktır. Eğer çocuk konuşursa, içinde düşmanca duygular taşımaz. Hem kendini hem de aile bireylerini suçlaması ortadan kalkar. Hem de kendine güvenini yitirmemiş olur. Çünkü çocuk kendini, değersiz olduğu için babası veya annesi onu bıraktı diye düşünmektedir. Eğer değerli olsaydı ve de onu sevselerdi onu bırakmazlardı, ayrılmazlardı diye düşünmektedir. Bu durum onun yetişkin yaşantısında olumsuz yaralanmaları beraberinde getirecektir. Güvensiz, sürekli zarar gören, ezilen bir yetişkin olmasını getirebilecektir. Bu olaylara sebebiyet vermemek için çocuğunuzla konuşun ve onun da konuşmasını, anlatmasını, size açılmasını sağlayın. Bunu yapabilmek için ona kapılarınızın açık olduğunu hissettirin ve onu dinleyin. Bir görüşe göre de, boşanmış ailelerin çocukları kendilerine eş seçerken kendilerini ezecek, cezalandıracak olan sağlıksız ilişkiler içine girebilmektedirler. Örneğin, dayak atan çocuklar yetişkin hayatlarında dayak atan eşler seçmektedir. Babaları dayak atan çocuklar yetişkin hayatlarında dayak atan eşler seçmektedirler. İki anne ve iki baba olayı da hem çocuk için hem de onlar için önemli sorunları beraberinde getirmektedir. İkinci anneyi veya babayı kabul etmek, çocuğun kafasında kendi annesini veya babasını reddetmesi anlamına gelmektedir. Bundan dolayı çocuk zorlanmaktadır. Bu anlatılan, çocuğun kafasında yaşanmaktadır. Çocuk önce ikinci ebeveynlerini test eder, dener, sınar. Onların sevgisinin, ilgisinin gerçek olup olmadığına bakar. "Gerçek değil"i ispatlamak ister gibi davranır. Başkalarına bakın, ne de olsa üvey işte, öz olsa kızmazdı, dayanırdı, çekerdi, hoşgörü gösterirdi düşüncesini ispat etmek ister gibidir. Ama gerçekten istediği, üvey olmasına rağmen seviyor, anlıyor, katlanabiliyor veya hoşgörebiliyor olmasıdır. Bir de çocuklara ikinci anne veya baba ile iyi anlaşıyor olmanın gerçek anne veya babaya haksızlık yapmak anlamına gelmediği iyice anlatılmalıdır. Olay, biz büyük bir aileyiz şeklinde görülebilmelidir. Bu ilişkilerde, üvey olan kişilere çok sabırlı olmak düşmektedir. Sabrı elden bırakmadıkları takdirde başarılı, iyi, hoşgörülü ilişkiler kurabileceklerdir. Bu tür sorularınızı bana telefonla iletebilirsiniz.

Köşe yazıları












 
Ekim 2021
  Pzt     Sal     Çrş     Prş     Cum     Cts     Pzr  
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31


YETİŞKİN PSİKOLOJİSİ SORUNLARI





































İŞ YAŞAMI PSİKOLOJİSİ SORUNLARI








CİNSELLİK




















 
 

Sitedeki tüm yazılar Uzman Psikolog Alanur Özalp'e aittir. Tüm hakları saklıdır. İzin almadan kullanılamaz.