2
1

2
1


2
ÇOCUK PSİKOLOJİSİ SORUNLARI
1

2
1

2
1

2
1

2
1

2
1

2
1

2
1

2
1

2
1

2
1

2
1

2
1

2
1

2
1

2
1

2
1

2
1

2
1

2
1


2
1

2
GENÇLİK PSİKOLOJİSİ SORUNLARI
1

2
1

2
1

2
1

2
1

2
1

2
1

2
1

2
1


2
1

2

BEYOĞLU BELEDİYESİ İLE BİRLİKTE GERÇEKLEŞTİRDİĞİMİZ MUTLU AİLELER MUTLU ÇOCUKLAR SEMİNERLERİMİZİ TAMAMLADIK.
1

2
1

 

.: AİLENİZİN PSİKOLOJİK REHBER KİTABI :.

CİNSELLİK ÜZERİNE

Hayat çok kısa hakkını vererek hayattan tat almalı ve hayatı en güzel şekilde değerlendirmeliyiz. Cinsellik hayatın en doğal ihtiyacıdır. Beslenmek, nefes almak kadar doğal ve olmazsa olmaz bir durumdur. Bazen cinsellik konusunda sorunlar çıkabilir. İş yaşamında olduğu gibi cinsellikte de kişi kendini sıkıntılı, mutsuz hissedebilir. Bu bir yaşam sürecidir. Sorunlar da insanlar içindir. Ve insanların oldukları yerlerde olacaktır. Bu tür bir sorun ortaya çıktığında yapılması gereken öncelikle doğru zamanda doğru çözümün aranmasıdır.

Kadınların cinsel hayatında genelde şu üç sorun ortaya çıkar.

•  ' Cinsel İlişkiye Girememe' korkusudur. Bu soruna tıbbi dilde "Vajinusmus" adı verilir.

•  " Orgazm Olamama " sorununudur.

•  " Cinsel İsteksizliktir "'dir. Cinsel isteksizlikte diğer sorunlardan farklı olarak dış etkenlerin rolü daha etkilidir.

Cinselliği yaşamada bu üç sorunun dışında başka olumsuz sorunlarda bulunmaktadır. Bu faktörlerden bir kaçı; menopoz döneminin getirdiği olumsuzluklar, ilişki sırasında acı duymak, tecavüz, cinsel travmalar'dır.

Cinsellik iki kişinin birlikte yaşadığı bir yaşantıdır. Burada eşinden gelen olumsuz etkiler kadının cinselliği doğal ve güzel yaşamasını engelleyebilmektedir.

Erkeklerde ortaya çıkabilecek sorunlar ise şöyle sıralanabilir;

•  "Erken Boşalma ". Genel olarak erkekler "Erken Boşalma " sorunu yaşadıklarında doktora gitmekte tereddüt ederler. Özellikle cinsel sorunlarını bir doktorla konuşmak onlara çok zor gelir. Bu konuda sorunu olmayı kendilerine yediremez, kabullenemez, utanır ve tedirgin olurlar. Bu sorunlarında aynı diş veya baş ağrısı gibi uzmanla konuşarak çözülmesi gerektiğini kabullenmekte zorlanırlar. Bazen bu gerçeği bilir ama uygulamaya sokamazlar. Cinsellik söz konusu olduğunda herhangi bir problemden dolayı aldıkları diğer ilaçların yan etkilerini bile doktorlarına soramazlar. Doktorları onları ayıplayacak diye düşünürler. Bu nedenle doktorlar verdikleri her türlü ilaçta ilaç hakkında kişiye bilgi vermeye dikkat etmelidir. Bazı tansiyon ilaçları veya psikolojik ilaçlar da sertleşme sorunları ortaya çıkarabilir. Bu durumu her doktor ilacı alacak kişiyle paylaşmalı, tartışmalı, etkileri ne zaman başlar, ne kadar sürer bütün bunları net olarak konuşmalıdır. Bu olumsuz etkinin ne kadar devam edeceği de alan kişi tarafından bilinmelidir. Bazen erkekler, erkeklik konusunda oldukça hassas oldukları için gereksiz korkular geliştirip olması gereken tedavilerini bile bu konu yüzünden bırakabilirler. Bütün bu durumlar eşine mutsuzluk, kaygı, endişe ve bilinmezlik olarak yansıyabilmektedir. Bazı doktorlar konu cinsellik olduğunda hastalarıyla konuşmakta zorlanmaktadırlar. Konuyu açıkça dile getirdiklerinde hastalarının gözündeki saygınlıklarını kaybedeceği endişesi taşıyabilirler.

•  " Sertleşememe Problemi". Erkeklerde ikinci olarak görülen cinsel sorun, " Sertleşememe" problemidir. Bu olay bir defa olduysa bu bir yorgunluk, stres, aşırı yeme veya alkol sonucu normal olarak olagelmiş bile olsa erkek o durumda öyle bir korku geliştirir ki bu korku sonucu tedaviye gitmek veya bu konuyu doktorla konuşma yerine ilişkiye girmekten kaçınır. Ve her ilişkiye gireceklerinde bu ilişkide de olabilir korkusuyla hareket ettikleri için ilişkiyi başarısız kılar ve sertleşmeyi ortadan psikolojik olarak kaldırabilirler. Özellikle erkekler cinsellik konusunda psikolojik yardım almakta zorlanırlar. Cinsellikle psikolojik durum arasında doğal olan bağlantıyı kurmak onların kafasını karıştırabilir. Erkekler, bu bağlantılar açık ve net olmasına rağmen görmezden gelebilirler. Arkadaşları ya da eşi sorun psikolojik olabilir mi diye bahsettiğinde kızabilir ve sert tepkiler gösterebilirler. Hatta bu konudan dolayı arkadaşlarıyla ilişkilerini bile kesebilirler. Günümüzde hem erken boşalma hem de sertleşme problemlerinin çözümü vardır. Bu sorunun kronik hale gelmeden çözülmesi hem eşi hem de kendisinin sağlıklı cinsel hayatı yaşaması açısından önemlidir.

•  " Cinsel İsteksizlik ". Üçüncü sık görülen erkeklere has cinsel problem de " Cinsel İsteksizliktir ". Bu durum çoğunlukla bir depresyon sonucunda ortaya çıkabilir. Depresyon ortadan kalktığında ise cinsel isteksizlik de kendiliğinden kaybolacaktır. Bazen kişi bu durumun depresyon sonucu ortaya çıktığını bilemediği için korkar, tedirgin olur ve ne yapacağını bilemez. Bazen de depresyon zaten yaşam enerjisini düşürdüğü için kişi tedaviyi talep edecek enerjiyi kendisinde bulamayabilir.

Cinsel problem ister erkekte ister bayanda olsun günümüzde çözüm bulunabilir. Burada bilinmesi gereken ilişkileri gerginleştirmeden, bozmadan, yeniden yapılanamaz hale gelmeden yardımı doğru yerden, doğru kişiden ve doğru zamanda talep etmek gerekmektedir. Bu çözüm arayışı doğru zamanda yapılabilirse aldatma gibi her iki kişiyi de üzen ve mutsuz eden, tatsız durumlar ortaya çıkmayabilir.

Günümüzde cinsel konulardaki sorunlar için psikologlar yardımcı olmaktadır. Bu nedenle öncelikle bireyin sorununutanıması, kabul etmesi ve çözümü için istekli olması gerekir. En önemlisi zamanında ilişkiler kırılma noktasına gelmeden, aşınmadan harekete geçilmelidir. Cinsel problemlerin devam etmesi ve cinsellikten uzaklaşılması sonucunda zaman içinde kişiler birbirlerinden koparlar. Eğer ilişki tamamıyla bitmeden yeni bir ilişki başlamışsa bu durumda ilişkiye dahil olan üçüncü kişi de ilişkiyi daha da içinden çıkılmaz hale getirecektir. Böyle durumlardan en çok yara alanlar ise çocuklar olmaktadır.

 

 

geri











 
Kasım 2018
  Pzt     Sal     Çrş     Prş     Cum     Cts     Pzr  
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30


YETİŞKİN PSİKOLOJİSİ SORUNLARI





































İŞ YAŞAMI PSİKOLOJİSİ SORUNLARI








CİNSELLİK




















 
 

Sitedeki tüm yazılar Uzman Psikolog Alanur Özalp'e aittir. Tüm hakları saklıdır. İzin almadan kullanılamaz.