2
1

2
1


2
ÇOCUK PSİKOLOJİSİ SORUNLARI
1

2
1

2
1

2
1

2
1

2
1

2
1

2
1

2
1

2
1

2
1

2
1

2
1

2
1

2
1

2
1

2
1

2
1

2
1

2
1


2
1

2
GENÇLİK PSİKOLOJİSİ SORUNLARI
1

2
1

2
1

2
1

2
1

2
1

2
1

2
1

2
1


2
1

2

BEYOĞLU BELEDİYESİ İLE BİRLİKTE GERÇEKLEŞTİRDİĞİMİZ MUTLU AİLELER MUTLU ÇOCUKLAR SEMİNERLERİMİZİ TAMAMLADIK.
1

2
1


GÜNEŞ GAZETESİ KÖŞE YAZILARI

27 yaşında bir erkeğim. Evli değilim, gördüğüm her şey bende seks yapma arzusu uyandırıyor. Cinsel isteğimi artırıyor. Bu kadar çok seksi düşünmem acaba sizce normal midir? Sizden bu konudaki önerilerinizi bekliyorum.

27 yaş olgunlaşmış bir yaştır. Bu yaş, kişilerin evlenecekleri ya da evlenmeyi düşündükleri bir dönemdir. Cinsellik kişinin yaşamında bir doyum aracıdır. Öte yandan resim yapmak, televizyon seyretmek, felsefi sohbetler yapmak bunlar da birer doyum aracıdır. Eğer hayatımızda bu tip doyumlar azaldıysa bir tek cinsellik noktasına gideriz, doyumu sadece orada sağlamak isteriz. Eğer hayatımızda bunlar çoğaldıysa cinselliği sayı olarak çok yapmasak da kalite olarak daha doyurucu hale getiririz. Siz de hayatınızda size doyum sağlayan cinsellik dışındaki diğer noktaları gözden geçirin. Bunlara harcadığınız zamanın azalıp azalmadığına bakın. Bu size bir yol gösterecektir. Eğer bu konudaki davranışlarınızda bir değişiklik olmuyorsa o zaman bir psikologdan yardım almanızı öneririm.

35 yaşında bir bayanım. Eşim de 47 yaşında ve emekli. Ancak evde çok sıkılıyor ve sürekli bana karışıyor. Yaşı hala çalışmaya müsait, ben çalışmasını istiyorum ama o kabul etmiyor. Kendini oyalayacak bir şeyler bulması lazım. Acaba ne önerirsiniz?

Kendi yaşıtı olan ve çalışan kişileri eşinize örnek gösterebilirsiniz. Ayrıca çalışmasının ekonomik anlamda aileniz açısından daha iyi olacağını da ona söylemelisiniz. Eğer bütün gün çalışmak istemiyorsa part time işler de yapabilir. Böylece hem aşırı yorulmaz, hem para kazanır hem de kendine bir meşguliyet bulmuş olur. Evde ona ütü tamiri, dolap tamiri gibi işler de verebilirsiniz. Bu da onu biraz hareket etmeye, çalışmaya yönlendirebilir. Ancak bu tip konularda fazla ısrarcı olmayın.

Kızım İstanbul dışında (Ankara) bir üniversite kazandı. Biz onu yurda yerleştirdik. Ancak şimdi ısrarla arkadaşlarıyla ev tutmak istiyor. Arkadaşlarını tanımıyoruz. Endişeleniyoruz. Acaba onu vazgeçirmek için ne yapmalıyız?

Bu dönemde gençler arkadaşlarının yaptıklarından etkilenirler. Bir arkadaşından böyle bir teklif gelmiş, kızınız da bunu cazip bulmuş olabilir. Hatta belki de arkadaşlarına söz vermiş olabilir. Onlara da mahcup olmak istemediği için bu kararından vazgeçmek istemeyebilir. Burada sizin yapmanız gereken okula gidip arkadaşları ile tanışın. Gerekirse bu gençlerin aileleri ile de konuşun ve çocuğunuzu kontrollü bir şekilde destekleyin.

30 yaşında bir bayanım. İki de çocuğum var. 2 yıl önce şiddetli geçimsizlik ve onun alkol, kumar gibi kötü alışkanlıkları nedeniyle eşimden ayrıldım. Ancak şimdi eşim tekrar benimle birlikte olmak istiyor. Nasıl bir tavsiyede bulunursunuz?

Bu tip alışkanlıklar belli ölçülerin dışına çıktığında psikolojik yardım gerekebilir. Eşinizin profesyonel bir uzman tarafından değerlendirilip, alkol derecesinin sorun olup olmadığının belirlenmesi gerekir. Eğer alkolizm derecesinde bir alışkanlığı varsa da mutlaka tedavi edilmesi gerekir. İkinci kez evlenmek gibi önemli bir adımı atmadan önce eşinizin aile sorumluluğunu alıp alamayacağı konusunda içinizin rahat olması gerekir. Onun da gayret göstermesi ve kendini düzeltmek için adımlar atması çok önemlidir. İlk planda ona destek olun, psikolog ile görüşmesini sağlayın.

5 ve 10 yaşlarında iki kızımız var. Bir köpekleri olsun istiyorlar. Benim sorum; acaba evde hayvan beslemek çocukların ruh sağlığına olumlu bir etki yaratır mı?

Evcil hayvanlardan herhangi birini beslemenizi ben şahsen öneririm. Çünkü çocukların özellikle ruh sağlığı üzerinde çok önemli etkileri var. Çocuk evcil hayvanı sayesinde sorumluluk almayı öğreniyor, duygusal gelişimine yardımcı oluyor. Ancak bu kararı vermeden önce iyi düşünün. Gerçekten bakabilecekseniz evinize kedi, köpek alın. Çünkü hayvanların da ilgilenilmeye ihtiyacı vardır.

36 yaşında bir bayanım. 1 yıl önce annemi kaybettik ve 67 yaşındaki babam yanımıza taşındı. Kendisi şu sıralar çok kötü durumda. Kimseyle konuşmuyor, hayattan zevk almıyor. Üstelik her gün başka bir yerinin ağrıdığından bahsediyor. Doktora götürdük, bir hastalığı çıkmadı. Acaba babam depresyonda mı? Biz ona nasıl yardımcı olabiliriz?

Bu saydıklarınız gerçekten depresyon belirtisidir. Depresyonun en sık görülen belirtisi, vücutta ağrı şikâyetlerinin ön plana çıkması, kişinin yaşamdan zevk almaması, hayatından memnun olmamasıdır. 67 yaş aslında genç bir yaştır. Enerjinin ve yaşam azminin olması gerekir. Ancak depresyon nedeniyle yaşamdan uzaklaşmıştır. Tavsiyem bir an önce vakit kaybetmeden babanızı bir psikoloğa götürün ve profesyonel yardım alın. Çünkü bu tip rahatsızlıklar tedavi edilmediğinde kişi kendine zarar verme yolunu bile seçebilir.

Ben 30 haftalık hamileyim. Son birkaç haftadır bebeğe zarar verir endişesi ile ilişkiden korkuyorum. Bu endişelerimde haklı mıyım?

Özellikle hamileliğin erken döneminde anne ve baba adayı bebeğe zarar verme endişesini çok fazla yaşar. Düşüğe neden olabileceği endişesini taşır. Aslında kanama, düşük riski yoksa doğumun son gününe kadar cinsel hayatın devam etmesi önerilir. Bu bebeği rahatsız etmek şöyle dursun, adeta bir beşikte sallanıyormuş gibi bir his verir. Ancak hangi pozisyonların uygun olduğunu, sizin durumunuzun buna müsait olup olmadığını tabii ki size doktorunuz söyleyecektir.

Ben 34 yaşındayım, 3 yaşında da bir kızım var. Ancak ne yazık ki hala tuvalet alışkanlığı oturmadı. Gece altını ıslatıyor. Bu durum bizi son zamanlarda çok üzüyor çünkü eskisine göre daha fazla tekrarlanmaya başladı. Acaba sorun psikolojik midir? Bu konuda bizim ne yapmamız lazım? Tuvalet alışkanlığı hangi yaşlarda kazanılır?

Tuvalet alışkanlığı için şöyle bir uygulama yapıyoruz; yemekten sonra çocuğu lazımlığa oturtup, önüne onu oyalayabilecek bazı şeyler verin. Siz de yanında olun ve tuvaletini yaptığı zaman biraz da abartılı bir şekilde onu alkışlayın, övün. O da zamanla motive olacak ve kendi kendine yapmaya başlayacaktır. Motivasyon, destek son derece işe yarayacaktır.

Benim 22 yaşında bir kızım var. 2 ay önce işe başladı. Ancak şimdi evden ayrılıp yalnız yaşamak istiyor. Biz ise bunun çok erken olduğunu düşünüyoruz. Acaba ona karşı nasıl bir yaklaşım izlemeliyiz?

Kızınız 18 yaşını doldurduğuna ve çalıştığına göre bu isteğini gerçekleştirebilir. Ancak bu onun sandığı kadar kolay olmayacaktır. Evin kirasını vermek yeterli olmaz, daha pek çok masraf çıkacaktır, bir süre sonra da bunalacaktır. Benim tavsiyem hemen olmaz şeklinde yaklaşmayın, bu ondan ters tepki yaratabilir. Bunun yerine bazı zorlukları kendisinin yaşayıp görmesini sağlayın. Yalnız ev tutmak yerine öncelikle bir kız arkadaşı ile birlikte ev tutsun ve bir deneme yapsın. Ne gibi sıkıntılar çıkıyor bunu bir görsün, siz de bu arada ona destek olun, onu biraz izleyin, gözlemleyin. Zamanla ayrı yaşamanın zorluklarını görecektir ve böyle bir durumda zaten kendi vazgeçecektir. Ancak böyle olmaz da iyi bir şekilde idare ederlerse o zaman siz de onlara destek olun. Ayrıca evde yalnız olmasından ise bir kız arkadaşı ile birlikte olması da daha iyidir.

10 yıllık evli bir bayanım. Şimdiye kadar evliliğimizde hiçbir sorun olmadı. Ancak son zamanlarda eşimde değişikler var. Eve geç geliyor, nerede olduğunu söylemiyor. Beni aldattığından şüpheleniyorum ama ona açıkça da soramıyorum. Acaba bana bu konuda ne öneriyorsunuz.

Eğer bu durumu yokmuş gibi farz ederseniz, gittikçe can sıkıcı bir hale gelebilir. Sizi son derece mutsuz eder. En iyisi eşinizle konuşmanızdır. Bu konuşmayı yaparken karşı tarafı suçlamak, hakaret etmek doğru değildir. Sakin bir zaman seçilmeli ve öyle konuşulmalıdır. ‘ben böyle bir durum hissediyorum, bunu değiştirmek için bir şey yapabilir miyim?’ şeklinde bir yaklaşım göstermelisiniz. Bu şekilde ona yaklaşırsanız eşiniz de size sıkıntılarını daha kolay açma imkânı bulacaktır. Ancak sizin bu konuşmanıza rağmen davranışları değişmezse siz de ilişkinin devam ettiğinden şüphelenirseniz o zaman birlikte bir evlilik danışma merkezine gitmeyi önerebilirsiniz. Böylece kendiniz üstesinden gelemediğiniz sorunları üçüncü ve uzman bir kişinin müdahalesi ile çözmeniz daha kolay olacaktır.

3 yaşında bir kızım var. Bir süre önce onu yuvaya yazdırdık. Ancak bir türlü gitmek istemiyor ve çok ağlıyor. Acaba zamanla alışır mı? Onun bu davranışlarına karşı nasıl bir tutum izlemeliyim?

Genellikle uzmanların çocuğun anaokuluna gitmesi için tavsiye ettiği yaş 3tür. Bu nedenle öncelikle çocuğunuzun yuvaya gitme yaşı normaldir. Ancak yuvaya başladığı bu dönemde evde onu üzen bir şey olabilir ve çocuk bundan etkileniyor olabilir. Örneğin anne ya da babanın hasta olması gibi.  Böyle bir durum varsa çocuğa endişe edecek bir şeyin olmadığının açıklanması lazım. Bir başka nende de annem babam beni bulamaz, kaybolurum diye bir endişe taşıyor olabilir. Ona yuvada kaybolmayacağı, annenin babanın onu her zaman orda bulabileceği, yeni arkadaşlarının olacağı çok iyi bir şekilde anlatılıp, rahatlatılmalıdır. Bir de yuvada tam olarak istediği ilgiyi görememiş, orada bir sorunla karşılaşmış olabilir. Yuva psikologu ile görüşülerek bu sorunun da öğrenilmesi gerekir. Önemli olan bir an önce nedeninin saptanmasıdır.

Ben evli 30 yaşında bir bayanım. Bir arkadaşım eşimi başka bir kadınla birlikte görmüş. Bu olay beni çok üzdü. Ancak eşimin davranışlarını gözlemledim. Bir farklılık göremedim. Ama yine de içimi bir kuşku kapladı. Eşimle henüz konuşmadım, acaba bana ne tavsiye edersiniz?

Böyle bir durumda yapılması gereken şey, bazı şeyleri içinize atmak yerine eşinizle konuşmaktır. Ona doğu bir şekilde yaklaşırsanız o da size açılacaktır. Ancak bu konuşmayı yaparken saldırıya geçmeden, sakin bir şekilde yapmalısınız. Aksi takdirde o da sizinle rahat konuşamaz. Her şeyi iyice anladıktan sonra yolunuzu çizmelisiniz.

Kızım bu sene okula başladı. Ancak hala alışamadı, her sabah ağlayarak okula gidiyor. Ben onu okulun bahçesinde bekliyorum. Teneffüslerde yanıma geliyor. Acaba bu durum daha ne kadar devam eder? Bu konuda benim ne yapmam gerekir?

Bazı çocuklarda okul korkusu, kaygı gelişebilir. Böyle bir durumda annenin bir süre sınıfta çocuğun yanında oturması, biraz alıştığında koridora, bahçeye çıkması, oradan da zamanla yavaş yavaş eve doğru gitmesi gerekir. Siz şu anda bu aşamaya gelmişsiniz. Yavaş yavaş eve gitmeyi denemeye başlayın, bunu yaparken çocuğunuzla konuşun, kendi çocukluğunuzdan örnekler verin.  Onu almaya geleceğinizi söyleyin. Ödüllendirme programı da uygulayabilirsiniz. Ancak bu korku uzarsa bir psikolog yardımı almanız en doğrusu olacaktır diye düşünüyorum.

Bir süre önce nişanlım tarafından terk edildim. Üstelik evlenmemize 2 ay kalmıştı. Sorunun ne olduğunu bir türlü anlayamadım. Bana bir açıklama yapmadı, benden kaçtı. Şimdi çok büyük bir bunalımdayım. Acaba tekrar yaşama sevincimi kazanmak için en yapmalıyım.

Nişanlınızın ayrılık kararını size açık olarak söylemesi gerekirdi. Ancak bunu yapma cesaretini gösterememiş. Aslında bir anlamda sevinmelisiniz çünkü böyle kendine güvensiz bir kişinin sizin hayatınızda yer almaması çok daha iyi olacaktır. Bu aslında sizin için bir kazançtır. Sizin bu olayda bir suçunuz yok tamamen karşı tarafın suçu, ancak siz de kendinize ‘acaba niye açıkça söylemedi, benim mi bir kabahatim vardı?’  diye soruyor olabilirsiniz.  Bu soruları da bir kenara bırakın. Bundan sonraki ilişkilerinizde daha dikkatli olun, karşınızdaki kişiyi iyi gözlemleyin. Yaşadığınız olumsuz tecrübelerden de ders almayı öğrenin.

5 yaşındaki oğlum geceleri altını ıslatıyor. Yuvada da aynı şey oluyormuş. Sabahları görünce çok üzülüyor. Ailemizde daha önce böyle bir durum olmadı. Sizce nedeni ne olabilir?

Yatak ıslatmanın üç nedeni olabilir. Çocuğunuzun uykusu ağır olabilir, irsiyet faktörü söz konusu olabilir. Anne ya da babanın küçüklüğünde de böyle bir durum varsa o zaman irsiyet faktöründen söz etmek mümkündür. Bir başka neden de hiperaktivitedir. Hiperaktif çocuklarda da bu durum görülür. Bu çocuklar adeta uykuya bayılarak dalarlar. Çocuk da kendi durumundan rahatsızdır. Utanır, sıkılır, rahatsız olur. Bu nedenle mutlaka gereğinin yapılması, ertelenmemesi gerekir. Bazen 15-16 yaşına kadar devam edebilir. Hem fiziksel hem psikolojik zararları vardır. İlk olarak bir psikologa gitmenizi öneriyorum. Eğer psikolog, sorunun psikolojik kaynaklı olmadığını söylerse o zaman bir ürolog ile görüşmeniz yararlı olur. Psikolog elle müdahale etmez, bu tedaviden çocuk zarar görmez. Bu yüzden endişelenmeyin ve bir an önce çözüm yolu arayın.

Eşim 3 ay önce doğum yaptı. Ancak doğum sonrası bana karşı davranışları çok değişti. Sürekli bebekle ilgileniyor, ben hep ikinci plandayım. Kızımızı ben de çok seviyorum ama eşimle de birlikte olmak istiyorum. Bu geçici bir durum mudur?

Evliliklerde özellikle doğum sonrası dönemde eşler arsında bazı sıkıntılar ortaya çıkabiliyor. Kadınlar da doğum sonrası bazı duygusal değişiklikler görülebilir. Eşiniz de böyle bir dönem geçiriyor olabilir. Bu dönemde kadının doğum sonrası fiziksel bazı şikâyetleri (ağrı) olabildiği gibi duygusal anlamda da kendini farklı hissediyor olabilir. Eşinizle konuşun, her zaman destek olacağınızı söyleyin, onun kaygılarını öğrenin ve bunları çözümleme yoluna gidin. Sizin verdiğiniz destekle her şey zamanla yoluna girecektir. Sabırlı olmanız gereken bir dönemdir.

11 yaşında bir oğlum var ve kekeliyor. Acaba kekemelik nasıl çözümlenir? Nereye başvurmamız, ne yapmamız gerekir?

Kekemelik korku sonucunda ortaya çıkmış bir durumdur. Genetik yatkınlığın da etkisi vardır. Ancak psikolog ve konuşma terapistlerinin yardımı ile düzeltilebilir. 11 yaş çok önemlidir. Çünkü çocuk 12 yaşından itibaren ergenlik dönemine girecektir. Bu dönemden önce bir terapist ile görüşmesinde yarar vardır.  Ergenlikle birlikte başka sorunlar da baş gösterebilir. Bu yüzden bir an önce çocuğunuzu bir çocuk psikologuna götürün onun da yönlendirmesiyle gerekli olan terapi başlasın. Bu konuda geç kalmamaya dikkat edin.

10 yaşında oğlum var. Beni üzen konu ise derslerine bir türlü konsantre olamaması, çalışmaması ve sınıftaki başarısının gün geçtikçe düşmesi. Sürekli oğlum çalış demekten dilimde tüy bitiyor. Acaba bana ne önerirsiniz?

Bazen çocuklar konsantre olmakta zorlanırlar. Bu durum da onun ders çalışmaktan uzaklaşmasına neden olur. Onun işini birazcık kolaylaştırmalısınız. ‘derslerine birlikte bakalım, ödevin nedir?’ gibi yaklaşımlarla birlikte çalışmayı önerin, ona hız kazandırın. Ödevler bittiği zaman da ‘bitirdik, rahatladık’ duygusunu yaşamasını sağlayın. Bazen çocuklarda yanlış yapma korkusu da olabilir. Bu da onu ödev yapmaktan uzaklaştırabilir. Ama birlikte çalıştığınız zaman kendine güveni gelir, ‘annemle birlikte çalıştık, yanlış yapmıyorum’ duygusunu hisseder. Bütün bu çabalara rağmen yine de zorlanıyorsa bir uzmandan yardım almak doğru olacaktır.

Ben evlenmeden önce kariyer sahibi bir kadındım. Ancak evlendikten sonra eşim istemediği için çalışmayı bıraktım. Bir süre evde çocuklarımla ilgilendim. Ama artık tekrar işe dönmek, kendi paramı kazanmak, kendi ayaklarımın üstünde durmak istiyorum. Eşim beni anlamıyor. ‘her şeyin var daha ne istiyorsun’ diyor. Ben çok sıkıldım ve onu ikna edemiyorum. Bana öneriniz nedir?

Çalışmak sadece maddi ihtiyaçlar nedeniyle olmaz. Bir kariyeriniz olduğunu ve bunu devam ettirmek istediğinizi söylüyorsunuz. Eşinize bu isteğinizi sakin ve net şekilde tekrarlayın. Etkili olmuyorsa bir psikologdan danışmanlık hizmeti alabilirsiniz. O size eşiniz kırmadan, isteklerinizi doğru bir şekilde iletmeniz için yol gösterici olacaktır. Çalışan arkadaşlarınız varsa onları da örnek gösterin. Çalışma hayatının evinize karşı sorumluluklarınızı etkilemeyeceğini, bu şekilde bir iş bulacağınızı söyleyerek ikna yoluna gidebilirsiniz.

İki yıldır birlikte olduğum bir erkek arkadaşım var. Ben 29 yaşındayım, o 32 yaşında. Çok iyi anlaşıyoruz, hiçbir problemimiz yok. İkimiz de çalışıyoruz, maddi açıdan da rahatız. Benim sorunum ise çevremizde pek çok arkadaşımız yavaş yavaş evlenmeye başlamasına rağmen o hala bana evlenme teklif etmedi. Ancak bunu ona da soramam, niyetin anlamak için ne yapmalıyım?

Karşınızdaki kişinin niyetini anlamak için uzun zaman geçebilir. Belli bir süre sonra konuşulduğunda da çok zaman geçmiş olabilir. Birlikte olduğunuz kişiyi karşınıza alıp onunla birlikte geleceğe dair plan yapmanın ayıbı yoktur. ‘bir plan yapalım en azından bir tarih belirleyelim önümüzü görelim’ şeklinde yaklaşabilirsiniz. Evlilik meraklısı gibi görünmekten çekiniyor olabilirsiniz ancak beklemek de sizin için yıpratıcı olabilir. Bir başka yol da çevrenizde evlenmeye adım atan kişilerden örnek vermektir. ‘ne güzel arkadaşlarımız nişanlanmışlar, şu tarihte evleneceklermiş’ gibi konuları açıp onu yönlendirmeye en azından tepkilerini ölçmeye çalışabilirsiniz. Eğer sizin bu tavırlarınızı görmezlikten geliyor, hiç üzerinde durmuyorsa o zaman daha açık bir şekilde konuşma yolunu seçebilirsiniz.

10 yaşındaki kızım sürekli tırnaklarını yiyor. Ne yaptıysak bu davranışından vazgeçmedi. Bu konuda ne yapabiliriz?

Tırnak yeme davranışının çocuğunuza pek çok yönden zararı vardır. Öncelikle çirkin bir görüntüdür, tırnaklar arasında biriken mikroplar ağızda giderek hastalık yapar. Çocuk tırnak yiyerek aslında bir sıkıntısını açığa vurmaktadır. Altta yatan sıkıntının nedenini bulmak gerekir. Okulda mı bir sorun var, arkadaşlarıyla mı iyi geçinemiyor evde mi onu üzen bir durum var.

5 yaşında bir kızım var. Her gece uyanıp bizim yatağımıza geliyor ve kendi odasında yatmıyor. Onu bir türlü bu alışkanlığından kurtaramadık. Bu yaşta böyle davranması normal mi, kendiliğinden geçen bir durum mudur?

Kızınızın geceleri uyanarak sizin yatağınıza gelmesi konusunda zamanında ona hoşgörü göstermişsiniz o da bunu alışkanlık haline getirmiş ve sürdürüyor. Kendiliğinden geçecek bir konu değil. Onun yattığı odada, holde ışık olmasın. Belki geceleri o uyuyana kadar yanında kalabilirsiniz ve uyuduktan sonra tekrar kendi yatağınıza dönebilirisiniz. Sizde onu yanında uyumayın ancak uyuyana kadar kalın, eğer yine sizin yanınıza gelirse o zaman onu alın, yatağına götürün uyuyana kadar bekleyin ve tüm ışıkları kapatıp odanıza dönün. Böylece o da zamanla yatağını benimseyecektir.

24 aylık bir kızım var. Eşimin işi nedeniyle yurtdışına 2 aylığına gitmemiz gerekiyor. Ancak bu süre içinde bebeği yanımıza almasak çocuğun psikolojisi üzerinde olumsuz bir etki yapar mı? Ona bu süre içinde annem bakacak. Ne yapmalıyım?

Söyleyeceklerim 6 yaş ve altı çocuklar için geçerli bir durumdur. Annenin çocuktan 1 haftadan daha uzun süre ayrı kalmasını önermiyoruz. Çok zorunlu durumda belki bu süre 10 güne kadar uzatılabilir ancak daha fazlasını tavsiye etmiyoruz. Sizin durumunuzda çocuk hem anneden hem babadan ayrı kalacak. Bu nedenle çocuk üzerinde olumsuz etkileri olabilir. Artık her yerde bebek bakımı hizmetleri veriliyor. Çocuğunuzu da yanınızda götürerek gideceğiniz yerdeki bu hizmetlerden yararlanabilirsiniz. Mümkünse annenizde sizinle gelebilir.

5 aylık hamileyim. Bir de 4 yaşında bir oğlum var. Ancak oğluma henüz kardeşi olacağını açıklamadık. Onu kardeşini kıskanmasından ve aşırı tepki vermesinden korkuyoruz. Kardeşi olacağını ona nasıl açıklamamız gerekiyor?

Karnınız daha belirgin hale gelmeden bu açıklamayı yapmanızda fayda var. Bunu yaparken "kardeşin seninle oynayacak" "Biz seni seviyoruz, kardeşine bakarken sende bize yardımcı olacaksın" gibi sözlerle durumu açıklamanız gerekir. Ona kardeşi doğduğunda birlikte neler yapabileceklerini anlatarak, kardeşi ile ilgili konularda fikrini sorarak, odasını hazırlarken yardım isteyerek, küçük sorumluluklar vererek onun da olaya katılmasını sağlayabilirsiniz.

26 yaşında bir yıllık evli bayanım. Benim sorunum evden dışarı çıkamamak. Bu konuda çok büyük korku yaşıyorum. Sanki çıkarsam başıma bir şey gelecekmiş gibi hissediyorum. Bu yüzden eve kapanıp kaldım. Son zamanlarda da eşimin de dışarı çıkmasını istemiyorum. Onunda başına kötü bir şey gelecekmiş gibi hissediyorum. Acaba ne yapmam gerek?

Sizdeki korku artık hastalık boyutuna ulaşmış. Biz buna panik atak diyoruz. Yaşantınızdan bir an evvel bu korkuyu çıkarmanız gerekiyor. Bu korkular giderek artabilir ve size daha çok rahatsızlık verir. Dışarı çıkamadığın için günlük yaşamınızda olumsuz yönde etkileniyor. Üstelik aynı düşüncelere eşiniz için de kapılmanız durumu daha da zorlaştırıyor. Böyle bir durumda sizin psikolojik yardım almanız gerekir. Geçer diye beklemek durumu daha da kötü hale getirebilir. Eşinizle de konuşarak durumu değerlendirin ve bir an önce yardım alın.

24 yaşındayım 3 sene önce eşimle kaçarak evlendik. Son iki yıldır kocamdan şiddet görüyorum. Ailem bu evliliğe karşı olduğu için bana destek vermiyor. Şiddetin boyutu her geçen gün biraz aha arttı. Birçok kez konuşmayı denedim ama başarılı olmadım. Bana bu konuda ne önerirsiniz?

Öncelikle ailenizle ilgili düşüncelerinizi bir kenara bırakın ve onlara da durumu anlatın. Aileniz başlangıçta size darılmış olabilir ama sizin zor durumunuzda destek olmaları gerekir. Aile meclisini bir araya getirerek konuşmaya çalışın. Eğer bu konuda başarı sağlayamazsanız, gönüllü çalışan avukatlar, dernekler var. Onlara ulaşın ve neler yapabileceğinizi öğrenin. Eşiniz bir psikologla konuşmaya yanaşmayabilir ama en azından siz destek alarak daha güçlü duruma gelebilirsiniz.

20 yaşındayım ve bir erkek arkadaşım var. Ancak o sürekli benimle cinsel ilişki kurmaya yönelik davranışlarda bulunuyor. Acaba benden faydalanmaya mı çalışıyor? Bana bu konuda yardımcı olursanız çok sevinirim.

Böyle bir rahatsızlık duyduğunuza göre en iyisi direk konuşmaktır. İlişkilerde bazı şeyleri çok başında konuşmak gerekir. Aksi takdirde ileride sorunlar artar ve içinden çıkılamaz bir hale gelir. Siz bu konuda ilk adımı atmaktan çekinmeyin. Bu durumlar beni rahatsız etmeye başladı diyerek açık ve net şekilde düşüncenizi ortaya koyun. Sizin bazı şeylerden emin olmanız ve ilişkinizi buna göre düzenlemeniz gerekecektir, bu nedenle de onunla konuşmanız gerekir.

Ben eşini aşırı derecede kıskanan bir hanımım. Ne yapsam bu duygu geçmiyor. Sürekli ona telefon etme ihtiyacı duyuyorum. Beni sevmesine rağmen başka kadınların ona ilgi göstereceği fikri beni çok üzüyor. Bu davranışım normal değil ama geçmişte nişanlım vardı ve beni aldattı için ayrılmıştık. Yine aynı şey başıma gelirse diye çok korkuyorum. Ben ne yapmalıyım?

Geçmişte yaşanmış kötü deneyimler, kişinin aklında bir şekilde kalır ve sorun zaman zaman devam eder. Eşinizin sizi çok sevmesine rağmen bir türlü olayı aklınızdan atamamışsınız. Sürekli aynı şeyi yaşayacağınızı düşünüyorsunuz. Zaman kaybetmeden bir uzman psikologdan yardım alın. Birkaç seansla bu sorunu çözebilirsiniz. Böylece sizi fazlasıyla endişelendiren bu duygulardan kurtulmuş olacaksınız.

8 yaşında bir oğlum var. Çok hareketli, neredeyse bir dakika oturmuyor. Geçenlerde öğretmeni ile konuştum. Okulda da çok hareketliymiş, dersi hiç dinlemiyor dinleyen arkadaşlarını da zaman zaman rahatsız ediyormuş. Herkes şikâyetçi. Nasıl başa çıkacağımı bilemiyorum.

Anlattıklarınız bize hiperaktiviteyi düşündürüyor. Hiperaktif çocuklar çok heyecanlıdır, hareketlidir. Aşırı hareketliliği eğitimini de olumsuz yönde etkileyebilir. Bu çocukların doğru anlaşılıp, iyi yönlendirilmesi gerekir. Bunun içinde durumun 1. 2. sınıfta fark edip çocuğun dersi engellemek için böyle yapmadığı, elinde olmadan bu şekilde davrandığı, öğretmenine de açıklanmalıdır. Bu yaşlar çok önemlidir, eğer yardımcı olmazsak, doğru yönlendiremezsek, yanlış yönlere sapabilir. Bu nedenle bir çocuk psikologuna gidilip durumun anlatılması, doğru teşhisin konulması ve ona göre bir eğitim programı çizilmesi gerekir.

43 yaşında bir beyim. Eşim son zamanlarda bana karşı çok anlayışsız. Bir süre önce işimi kaybettim ama o bana hiç destek olmadı. Sürekli para harcıyor ve ailemizi zor durumda bırakıyor. Kendisini uyardığım zaman ise ağlama krizlerine giriyor, beni de çok üzüyor. Acaba ona karşı nasıl davranmalıyım?

Burada eşiniz işinizi kaybettiğiniz için size biraz kızgın bu öfkesini de çeşitli şekillerde çıkarmaya çalışıyor. Eşinizle oturup konuşmalı ve işinizi kaybetmenin nedenlerini açıklamalısınız. Bir yandan da hızlı bir şekilde iş aramanız gerekiyor. Bu hem sizin hem de eşiniz için iyi olacaktır. Ağlama nöbetlerine gelince bununda nedeninin araştırılması gerekir. Belki bu konuda bir psikologla yardım almak en doğrusudur. Çünkü eşiniz menopoz yaşındaysa bu sıkıntılar menopoz kaynaklıda olabilir.

2 çocuk annesiyim. Benim merak ettiğim konu çocuklara cinsellik ne zaman anlatılmalıdır? Çocuklarım henüz 5 ve6 yaşlarında. Merak ettikleri sorular oluyor. Özellikle de nasıl doğduklarını soruyorlar. Nasıl yaklaşmalıyım?

Çocuklarınıza bunu anlatabilirisiniz ama elbette onların anlayabileceği bir dil kullanarak. Onlara soru sorduklarında asla kaçamak veya üstü örtülü cevaplar vermeyin bu onların kafasında yanlış inançlara cinselliğin kötü çirkin bir şey olduğu düşüncesine neden olabilir. Eğer siz onlara yeterli doyurucu bilgi vermezseniz dışarıdan yanlış ve yanıltıcı bilgiler edinirler ve bunu düzeltmeniz çok zor olabilir.

1 yıllık evli bayanım. Eşini kaybeden kayınvalidem yalnızlıktan bunaldığını söyleyerek yanımıza taşındı. Bütün gün evde birlikteyiz, her şeyime karışıyor. Evimin düzeni alt üst oldu. Eşime durumu açamadım. Kayınvalidemle de konuşamıyorum çünkü çok anlayışsız bir insan.

Eşinizle şikâyet eder gibi değil ama öneride bulunur şekilde konuşmalısınız. Annesiniz daha rahat etmesi için tekrar evinin açılabileceğini, gerekirse sizinde çalışıp maddi destek de bulunabileceğinizi söyleyin. Böylece annesi evinde oturup, belli bir gelirle geçimini sağlayabilir. Eşinizin kardeşleri varsa zaman zaman değişiklik olması için onlarında yanına gidebilir. Bu öneriyi de eşinize sunabilirsiniz. Ancak bütün bunların sizin fikriniz olduğu annesine söylenmemelidir. Eşiniz, annesine tamamen kendi fikriymiş gibi anlatmalıdır.

Eşimde bende üniversite mezunuyuz. Ancak eşimin dayak problemi var. Eğitimli bir insan olmasına rağmen kendini tutamıyor ama sonrasında ise çok pişman oluyor. Aileme dostlarıma konuyu açamadım. 2 tane de çocuğumuz var.

Öncelikle eşinizle konuşmanızda fayda var. Aileye durumu açmamakla iyi etmişsiniz. Çünkü aileler bu konularda biraz daha farklı düşünebiliyor. Eşiniz eğer pişman olduğunu, elinde olmadan böyle davrandığını söylüyorsa o zaman kontrol edemediği bir sinir söz konusudur. İstemediği halde şiddete başvurmaktadır. Çocuklarınız olduğunu söylemişsiniz, onlarında huzurlu bir yuvaya ihtiyacı olduğundan sorunları çözümlemeniz şart. Bu nedenle en kısa zamanda eşinizle konuşun, onu ikna edin ve psikolojik destek almasını sağlayın.

9 yaşında bir kızım var. Öğretmeni hafta sonlarında kitap okuma ödevi veriyor. Ancak ne yaparsak yapalım kızıma kitap okutamıyoruz. Çocuklara ders ve ödev nasıl zevkli hale getirilebilir?

Bütün annelerin ortak bir şikâyetinden bahsediyorsunuz. Şöyle bir yol izleyebilirisiniz. Her akşam siz 1 sayfa o ise yarım sayfa okusun. Bunu alışkanlık haline getirin. Birlikte kitapçıya gidin ve onu kendisine kitap seçmesine izin verin. Bu kitap okuma seansları zamanla onda bir merak uyandıracak ve hikâyenin sonunu merak edecektir. Ayrıca sizde kitap okuyarak ona örnek olun.

12 yaşında bir oğlum var. Ancak bütün ısrarlarıma rağmen hiç ders çalışmıyor. Sürekli uyarmak zorunda kalıyorum. Dersleri de çok kötü. Acaba onu soğutmadan nasıl ders çalışmasını sağlayabilirim?

Bazı çocuklar konsantre olmakta zorlanırlar. Bu durumda onu ders çalışmaktan uzaklaşmasına neden olur. Onu işini birazcık kolaylaştırmalısınız."Derslerine birlikte bakalım, ödevin nedir?" gibi yaklaşımlarla birlikte çalışmayı önerin, ona hız kazandırın. Ödevler bittiği zaman da "bitirdik, rahatladık" duygusunu yaşamasını sağlayın. Bazen çocuklarda yanlış yapma korkusu da olabilir. Buda onu ödev yapmaktan uzaklaştırabilir. Ama birlikte çalıştığınız zaman kendine güveni gelir, "annemle birlikte çalıştık yanlış yapmıyorum" duygusunu hisseder. Bütün bu çabalara rağmen yine de zorlanıyorsa bir uzmandan yardım almak doğru olacaktır.

devamı

  anasayfa












 
Temmuz 2018
  Pzt     Sal     Çrş     Prş     Cum     Cts     Pzr  
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31


YETİŞKİN PSİKOLOJİSİ SORUNLARI





































İŞ YAŞAMI PSİKOLOJİSİ SORUNLARI








CİNSELLİK




















 
 

Sitedeki tüm yazılar Uzman Psikolog Alanur Özalp'e aittir. Tüm hakları saklıdır. İzin almadan kullanılamaz.