2
1

2
1


2
ÇOCUK PSİKOLOJİSİ SORUNLARI
1

2
1

2
1

2
1

2
1

2
1

2
1

2
1

2
1

2
1

2
1

2
1

2
1

2
1

2
1

2
1

2
1

2
1

2
1

2
1


2
1

2
GENÇLİK PSİKOLOJİSİ SORUNLARI
1

2
1

2
1

2
1

2
1

2
1

2
1

2
1

2
1


2
1

2

BEYOĞLU BELEDİYESİ İLE BİRLİKTE GERÇEKLEŞTİRDİĞİMİZ MUTLU AİLELER MUTLU ÇOCUKLAR SEMİNERLERİMİZİ TAMAMLADIK.
1

2
1

 

.: PARANOİD BOZUKLUKLAR :.

 

Klasik yayınlarda paranoya ve paranoid durum olarak bilinen bozukluklar DSM-III-R ve ICD-10 'da sanrısal bozukluklar başlığı altında ele alınmış ve yalnıza sürekli sanrısal bozukluk, yani paranoya bir hastalık olarak tanımlanmıştır. Gerçekten paranoid sanrılar çok değişik ruhsal ve organik ruhsal bozukluklarda görülebilir.
Paranoid reaksiyon başlı başına bir hastalık olmaktan çok bir sendromdur. Örneğin, psikojenik psikozda, şizofreninin paranoid türünde, bunama, delir yum, beyin anteriosklerozu, beyin uru, beyin frengisi, kronik alkol, amfetamin alışkanlıklarında paranoid psikoz sık görülür.

İlk olarak 1863'te Kahlbaum, paranoya terimini kullanmış ve süreğen, mantıklı ve düzenli sanrılarla bir ruh hastalığı tanımlamıştı. O zamandan beri çeşitli paranoid durumlar bildirmiştir.  Bunlar, gerçek paranoya, paranoid reaksiyon, paranoid şizofreni, yaş dönümü paranoid psikozu ve paranoid kişiliktir.

PARANOYA
Oldukça seyrek görülür. Hastada sistemli ve iyi düzenlenmiş sanrılar vardır. Bunlar çoğu zaman büyüklük sanrıları türündedir. Örneğin büyük bir din adamıdır, büyük bir devlet adamıdır, hakkı yenmiştir, yeni bir makine keşfetmiştir vb. Bu sanrılar dışında hastada belirgin bir bozukluk yok gibidir. Hastanın konuşması, davranışları genellikle paranoid kişilik yapısının özelliklerine uyar. Var sanılar ve ağır kişilik yıkımı ya da parçalanması görülmez. Ancak hastanın tüm yaşamı sanrılarına göre ayarlanır. Örneğin hakkının yenildiğine ilişkin sanrısı varsa sürekli dava açmakla uğraşır. Kötülük görme paranoyasında hasta sürekli izlendiğini hakkında komplolar kurulduğunu, kendisine eziyet edildiğini anlatır. Bu hastalık genellikle 35 yaşlarından sonra başlar ve kronik gidişlidir.

PARANOİD REAKSİYON VE BAŞKA PARANOİD REAKSİYONLAR
Paranoid kişilik özellikleri gösteren bir kişide iç ya da dış zorlar altında tipik paranoid sanrılarla belirli geçici ya da epizodik bir psikozdur. Hastada şizofreni ya da tipik paranoya durumu yoktur. Fakat nöbetlerle gelen paranoid türde düşüncenin egemen olduğu psikotik bir reaksiyon içine girmiştir. Kendisine kötülük yapılacağını, aleyhine bir takım planlar yapıldığını ileri sürer.

Başka Paranoid Durumlar: Alkol paranoyası, amfetamin psikozu, paralize jeneral, bunamalara ve senebral arterioskleroza bağlı paranoid psikoz, yaş dönümü paranoid psikozlarıdır.

Paranoid Şizofreni: Paranoid sanrılarla birlikte şizofreninin diğer belirtileri vardır. Bunda sanrılar dağınık, sistemsiz, değişken ve acayiptir.

Paranoid Kişilik: kuşkuculuk, aşırı kıskançlık, aşırı gururluluk, geçimsizlik, kincilik gibi özellikleri taşıyan bir kişiliktir.

 

Paranoid Düşünce ve Davranışın Psikodinamiği: paranoid düşüncenin temel özelliği kişinin inkar ve projeksiyon düzeneklerini aşırı derecede kullanmaya eğilim göstermesidir.

 

Yansıtma: Kişinin kendisi için yasak bulduğu, kabullenmediği eğilimlerinin önce yadsınması, sonra dışarıda ki bir nesneye yansıtılması ve o nesnede varmış ya da o nesneden geliyormuş gibi algılamasıdır. Freud, paranoid bozuklukta önce yadsınan, sonra yansıtma düzeneği ile yansıtılan dürtü ve eğilimlerin gizli eşcinsel dürtüler olduğunu ileri sürmüştür. Daha sonra, paranoid belirtilerin ardında aldırgan dürtülerin, kin ve nefretin utanç ve suçluluk duygularına neden olabilecek her türlü eğiliminde bulunabileceği yalnızca latent homoseksüaliteye bağlı olmadığı anlaşıldı.

Örnek: serebral arteriosklerozu olan yaşlı, çok dindar bir erkek, bir gün evinde hizmetçi kızı sıkıştırırken karısı ve kızı tarafından görülür. Birkaç gün sonra bu adam evde karısının, kızının başka erkeklerle düşüp kalktığını iddia etmeye ve onları tehdit etmeye başlıyor. Yani ''bende kötü duygular yok, sizde var''diyor.

 

TEDAVİ
Paranoya ve paranoid durumlar tedavisi en güç ruhsal bozukluklardır. Çoğu kez hasta, hastalığını kabul etmez, hastaneye ve hekime gelmeye karşı direnir. Çaresizlik içinde olan yakınları da ya yalan söyleyerek ya da zorla hekime götürürler. Bu da hastanın kuşkularını ve güvensizliğini artırır. İnsanların kendisi hakkında kötü niyetli oldukları düşüncesini destekler. Bu nedenle paranoid hasta ile uğraşaşan hekim oyuna gelmemeli, oyun yapmamalı, hastaya karşı dürüst olmalıdır. Çoğu hasta açık sözlü dürüst bir hekime bağlanır. Ama hekime direnen, gelmeyen hastalarda azınlıkta değildir.
Terapist, sanrıların anlamını nasıl geliştiğini, hastanın güvensizliğini tanımaya, anlamaya çalışmalıdır.

 

 

geri











 
Kasım 2018
  Pzt     Sal     Çrş     Prş     Cum     Cts     Pzr  
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30


YETİŞKİN PSİKOLOJİSİ SORUNLARI





































İŞ YAŞAMI PSİKOLOJİSİ SORUNLARI








CİNSELLİK




















 
 

Sitedeki tüm yazılar Uzman Psikolog Alanur Özalp'e aittir. Tüm hakları saklıdır. İzin almadan kullanılamaz.